Skip to content

1 YIL İÇİNDE ÖLECEĞİNİ ÖĞRENEN ADAM: ANTHONY BURGESS

Dünyaca ünlü yazar Anthony Burgess, 25 Şubat 1917’de İngiltere’de dünyaya geldi. Annesini küçük yaşta kaybettiği için yaşamının büyük bir kısmını teyzesiyle birlikte yaşayarak geçirdi. Manchester Üniversitesinde öğrenim gören Burgess 1940 ve 1946 yılları arasında İngiliz Ordusuna katıldı. 41 yaşına kadar olan hayatını besteci, öğretim üyesi ve daha birçok şeyle ilgilenerek geçirmiştir. 41 yaşında İngiltere’ye dönen Burgess’a beyninde tümör bulunduğunu bu sebeple 12 ay içinde öleceği söylenir ve onun için her şey değişir.

DURMAK YA DA MÜCADELE ETMEK!

Anthony Burgess o yıllar içinde maddi bir çıkmazın içindeydi. Yeterli parası yoktu ve öldükten sonra yalnız kalacak eşini düşünüyordu. 41 yaşına kadar geçirdiği sürede her ne kadar çok şey yapsa da öldükten sonra eşi Lynne’e miras bırakabileceği hiçbir şeyi yoktu.

İçinde her zaman yazar olma isteğini taşıyan Burgess hiç değilse karısına telif haklarını bırakabileceği romanlarını yazmaya başladı. Aklına yapacak başka hiçbir şeyi gelmeyen Burgess şunları kaleme almıştı:

“1960 Ocak ayıydı ve konulan tanıya göre yaşayabileceğim bir kış, bir ilkbahar ve bir yaz vardı. O yıl yapraklar dökülmeye başladığında ben de ölmüş olacaktım.’’

1 YIL İÇİNDE ÖLECEĞİNİZİ ÖĞRENSEYDİNİZ NE YAPARDINIZ?

İnsanoğlu dediğimiz varlık karanlık bir yolun sonunu gördüğünde yürümeye devam mı eder, yoksa karanlık yolda kendi ışığını saçmayı mı tercih eder?

Beni Anthony Burgess’ın hayatını yazmaya iten güç; sanırım onun karanlık yolun sonuna yaklaştığını öğrendiği zaman, elinde ışığı yakacak bir kibriti bile olmamasına rağmen ışığı umut etmesi ve o gücü kendinde arayıp bulması oldu.

O yıl içinde Burgess, bu tebrik edilesi azmiyle 6 roman yazdı. Romanlarından en bilineni ve çoğumuzun kitaplığında yer edinmiş dünyaca ünlü “Otomatik Portakal” kitabını bizlere armağan etti.

70’ten fazla eser ortaya koyan Burgess çoğu yazarın tüm hayatı boyunca yazamadığı eserleri 1 yıl içinde yazdı. Ve büyük bir başarıya, başarı ile birlikte büyük bir üne de sahip oldu.

KIRILMA NOKTASI: ANTHONY BURGESS ÖLMÜYOR!

Bir gün aldığı haberle ölmeyeceğini ve doktorların yanlış teşhis koyduğunu öğrendi. Bu zorlu 1 seneden sonra ölmeyeceğini öğrenen Burgess yazmayı hiç bırakmadı ve başarısına başarı katarak geri kalan yıllarını eşiyle birlikte geçirdi.

Hepimiz Anthony Burgess gibi değil miyiz? Hepimize doğarken verilen bir güç, açığa çıkmayı bekleyen bir ışık vardır. Bazılarımız bunu genç yaşta fark eder ve içindeki ışığı ortaya koyar. Böylece kendine aydınlık bir gelecek sunar. Bazılarımız ise bu ışığı bulmak için dışarıdan gelecek bir etkeni bekler. Tıpkı Anthony Burgess gibi. Hepimizin içinde ortaya çıkmayı bekleyen büyük yetenekler var. Beklemeyin! Çözün düğümleri! Harekete geçin! O ışığı bulun!

Kaynakça


  • https://www.affektklinik.com/
Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

1 Yorum

  1. Beyinde bulunan tümörlerin yazma yeteneğini arttırdığına dair bir bilgi okumuştum. Öleceğini bilerek üretkenlik ise ayrı bir başarı olsa gerek. İlham verici ve insanı harekete geçirici bir yazı kaleme almışsınız. Tebrik ederim Begüm Gür


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.