Skip to content

“Alışılmadık Bir Yükselişim Oldu”

sevgi-tonguc-emir-tonguc-sosyal-cene-roportaj-milli-takim-basketbol-genc-sporcu-adana

Kadınlar Basketbol Süper Liginin genç yıldızı, Millî basketbolcumuz Sevgi Tonguç ile bir röportaj gerçekleştirdik. Tonguç’un basketbol serüvenine ve bazı tecrübelerine değinilen röportajda alışılmadık bir de detay vardı. Genç yıldızın aynı zamanda kız kardeşim olması röportajı bizler için bir hayli keyifli hale getirdi.

Röportajımıza başlamadan önce basketbolseverler için kısaca kendinizden bahseder misiniz?

27 Ekim 2002 tarihinde Adana’da doğdum. Eğitim hayatımın bir bölümünü Adana’da özel bir okulda tamamladım. Ailemle yaşıyorum. Bir basketbolcu hakkında en çok merak edilen özelliklerden birisi boyudur herhalde, boyum 184cm. Şu an Büyükşehir Adana Basketbol Kulübünde 4 numara olarak oynuyorum. Bu basketbolda uzun forvet mevki demek oluyor.

Basketbol hikâyenizin nasıl başladığını bizlerle paylaşır mısınız?

Basketbola başlamam erken bir yaşta oldu. İlkokulda, 2. sınıftayken okulumuza Botaş Spor Kulübünün altyapı antrenörleri geldi. Sınıfları gezip kız öğrenciler arasından altyapı için aday sporcu arıyorlardı. Bizim sınıfımıza da geldiler ve “Kızlar ayağa kalksın” dediler. Ben ve arkadaşlarım ayağa kalktık. Uzun boylu kızları hafta sonu yapılacak antrenmana çağırdılar. Yaşıtlarıma göre benim de boyum uzundu. Hafta sonu kulübün antrenmanına katıldım, benimle beraber altmış kişi vardı. Ayda bir elemeler oluyordu. Bu elemelerden geçerek son on ikiye kalan isimler arasına girdim. Yaş grubuma uygun kadroda oynamaya başladım. Böylece basketbol hayatım da başlamış oldu.

Ailenizin erken yaşta başlayan bu basketbol serüvenine tepkisi nasıldı?

Ailem ilk günden beri her koşulda benim yanımda oldu. Bugünlere onların sayesinde geldiğimi söyleyebilirim. Genç bir sporcu için ailesinin desteği kilit önem arz eder. Başarı sağlamanızdaki en büyük motivasyon kaynaklarından birisidir bu. Ben bu açıdan hiç eksiklik çekmedim, en büyük destekçim her zaman ailem oldu.

Basketbol, hayatınıza ne kattı?

Sporcu olmanın bazı temel gereksinimleri vardır. Bunlardan bir tanesi disiplindir. Belirli bir sistem içerisindeyiz. Bu durum hayatımı ciddi bir şekilde düzene soktu. Başarıya ulaşmak ve bu başarınızı sürdürebilir hale getirmek istiyorsanız hayatınızda bu düzene ihtiyacınız var. Basketbolun hayatıma bir diğer etkisi ise ilk yurtdışı seyahatime vesile olması oldu. İlk yurtdışına çıkma deneyimim basketbol sayesinde oldu. Bunların dışında soracak olursanız etkisi ve kattıkları çok fazla. Basketbol benim hayatım diyebilirim.

Spor dünyasının en genç isimlerinden birisiniz. Genç yaşta süper ligde oynamanın ne gibi zorlukları ve avantajları var?

İlk olarak zorluklara değinerek başlamak istiyorum. Diğer oyunculara göre yaşımın küçük olması ve onlara göre tecrübesiz olmam zorluklar yaratıyor. Tecrübe her alanda olduğu gibi sporda da önemli bir etken. Yetenekleriniz ve çalışmalarınız size elbette çok büyük bir fayda sağlıyor ancak tecrübenin etkisi de yadsınamayacak kadar fazla. Yaşımdan dolayı yaşadığım zorluk olarak bunu söyleyebilirim.

Avantaj olarak ise bu yaşımda profesyonellerle oynamam beni daha çabuk ve daha çok geliştiriyor. Profesyonel isimlerin arasında yer aldıkça elbette kendinize bir şeyler katıyorsunuz. Bu gelişimi hızlı bir şekilde yaşamak da yaptığınız şeyi daha çok sevmenizi sağlıyor. Ayrıca süper ligde birden çok yabancı oyuncu var. Bu durum benim yabancı dilimi geliştirmem için büyük bir fırsat ve ben de bu fırsat sayesinde dil becerilerimi geliştiriyorum.

Millî Takımda forma giyen oyunculardan birisi de sizsiniz. Bu süreçten ve nasıl seçildiğinizden bizlere biraz bahseder misiniz?

14 yaşındayken Mersin’de Millî Takım seçmeleri vardı. Beni izleyen birçok antrenör sayesinde oraya davet edildim. Daha sonra U-15, U-16, U-18 ve Ümit Millî Takım formalarını terlettim. Alışılmadık bir yükselişim oldu. U-15, U-16, U-18 kategorilerde kamplarına davet edildim ama kadrolarına dahil olamadım. Ümit Millî Takımında kadroya girdim ve ilk Avrupa Şampiyonası deneyimim oldu. Bu durumda yine yaşımdan büyük oyuncularla karşılaştım ve farklı deneyimler yaşadım.

Maçlara çıkmadan önce “totem” olarak nitelendirebileceğiniz, sürekli yaptığınız bir alışkanlığınız ve unutamadığınız bir maç var mı?

Totem diyebileceğim bir alışkanlığım var. İç sahada oynadığımız zaman maç günü kahvaltımda aynı besinleri yiyorum ve evden çıkarken aynı müziği dinliyorum. Bunların bana şans getirdiğini düşünüyorum. Unutamadığım maç olarak ise 2018-2019 sezonunda iç sahada oynadığımız Fenerbahçe maçını söyleyebilirim. Maçı kazanmıştık ve 5 sayı 3 asist 3 ribaund ile oynamıştım. Süper ligdeki ilk maçımdı.

Genç yaşınıza rağmen sizin de söylediğiniz gibi başarılı ve alışılmadık bir yükselişiniz var. Bundan sonrası için hedefiniz nedir?

A Milli Takım formasını giymek ve Avrupa Kupası maçlarına çıkmak istiyorum. Kendi şansımı kendim yaratmak istiyorum. Bu hedeflerime ulaşacağıma da inanıyorum.

Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu yeni tip koronavirüs pandemisi sebebiyle önlem olarak basketbol ligleri de iptal edildi. Bu süreçte formunuzu nasıl koruyorsunuz?

Formumu korumak için kendime bir program hazırladım. Bu programı da her gün şu anda bu röportajı gerçekleştirdiğimiz kardeşimle birlikte uyguluyorum. Top hakimiyetimi korumak için de her gün basketbol oynuyorum.

Son olarak sizin gibi genç sporcularımıza neler demek istersiniz?

Çok ve istikrarlı çalışmayı asla bırakmasınlar. Çünkü çalıştıkça emeklerinin karşılığını mutlaka alacaklar. Evde kalın ve sporla kalın.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

1 Yorum

  1. Çok başarılı bir çalışma olmuş


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.