Skip to content
whatsapp-kullanici-sozlesmesi-veri-gizliligi-sosyal-cene-bilal-ozdemir

Büyük Sorunların Küçük Habercisi: WhatsApp

Facebook şirketler grubunun mesajlaşma alanında popüler uygulamalarından olan WhatsApp’ın yılbaşında yayınladığı yeni kullanıcı sözleşmesi sonrasında ülkemiz kullanıcıları arasında fikir ayrılıkları baş göstermişti. Bir grup insan, WhatsApp hesaplarının silinmesi ve farklı mesajlaşma uygulamalarına yönelmesi gerektiğini savunurken diğer grup yeni kullanıcı sözleşmesinin veriler için önemli olmadığını, her iki türlü de verilerin Facebook’un eline geçtiğini ve gösterilen tepkinin manasız olduğunu savunmuştu.

Peki gerçekten de verilen tepkiler manasız mı? Verilerimizin çeşitli Facebook uygulamalarında kullanıcı deneyimimizi “iyileştirmesi” için kullanılmasını istememek abartılı bir düşünce mi? Yoksa henüz yeni şekillenen sanal dünyanın ve onun belirsizlikler masası üzerinde duran kurallarının, çok geç olmadan insan haklarına uygun düzenlenmesi için gösterilen bir tepki mi?

Geçen yıla kadar ben de medya ve teknoloji şirketlerinin kişisel verilerimi kullanmasında herhangi bir beis görmüyordum. Sonuçta ne milyarder bir iş insanıydım ne de Interpol tarafından aranan bir suçlu. Gayet sıradan bir hayat süren bir vatandaştım ve verilerimin kullanılmaması için herhangi bir sebebim yoktu. Hatta bu veri işlenme durumunun teknolojiye ve aldığım hizmete katkısı olduğunu düşünüp zaman zaman olumlu baktığım da oluyordu ancak dediğim gibi bu düşünceler geçen yılki benim düşüncelerimdi. Son olayların ardında zihnimde bir ihtilal yaşandı ve bu konuya dair fikirlerim tamamen değişti.

Avrupa Birliği Vatandaşlarını Korurken Türkiye Korumuyor

Evet; bizler interneti eğlence, kültür, bilgi ve haberleşme için kullanan gayet sıradan bir yaşam süren vatandaşlarız. Ne Zuckerberg’in ne Gates’in ne de Pichai’ın gündelik yaşamımıza, mesajlarımıza, gönderdiğimiz fotoğraflar ve videolara karşı özel bir ilgisi yok. Ancak onların özel bir ilgisinin olmaması bizim bu verileri vermek zorunda olduğumuz anlamına gelmiyor. Nitekim Avrupa Birliği, vatandaşlarının bu hakkını yasal güvence altına almış durumda.

WhatsApp’ın yeni kullanıcı sözleşmesini kabul etmeyen Avrupa Birliği vatandaşları uygulamayı kullanmaya devam edebilecek. Çünkü Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) “Hizmetin çalışması için gerekli olan izinler dışında herhangi bir izni kullanıcıya dayatmanın yasal bir tarafı yoktur” diyor. Ancak Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK), T.C. vatandaşlarına böyle bir hak sağlamıyor. Bu durum, Facebook Inc.’in verilerimizi kullanması ve satmasından daha önemli bir sorun olarak görülmeli aslında. Sosyal medyada insanların uygulamaları silmesi veya silmemesi hakkındaki fikirleri tartışmak yerine yasalarımızın kişisel haklarımızı neden güvence altına almadığını tartışmamız gerekiyor. Ne yazık ki internetteki tartışmalar bu önemli noktaya değinmekten oldukça uzakta. Bu konudan bahsetmediğimiz gibi hala bizlerin verilerinin önemsiz olduğunu ve gösterilen tepkinin abartmadan başka bir şey olmadığını söyleyen bir çoğunluk var. Bana göre ciddi bir yanılgı içindeler.

ABD Başkanlık Seçimlerinde Skandal

Kullanıcı verilerimiz, özellikle bizim gibi sıradan vatandaşların verileri, hiç de öyle “önemsiz” olarak yaftalanacak kadar basit veriler değil. Öyle ki bu basit insanların verileri 2016 yılında ABD başkanlık seçimlerini etkileyecek kadar önem kazandı. Yani 87 milyon sıradan vatandaşın verileri, gezegenimize ciddi etkilerde bulunabilecek kararlar alma özgürlüğüne sahip makamın sahibinin kim olacağını etkiledi. Bu etkilenme geleneksel medya organları olan televizyon, gazete ve radyo yayınları gibi belirgin propaganda araçları sayesinde değil kullanıcının dahi farkına varmayacağı şekilde oldukça iyi yerleştirilmiş reklamlar ve gönderiler sayesinde gerçekleşti. Bir nevi rıza haricinde hipnoz uygulandı.

Tam da bu günlerde yöneticilerin ve halkların göstereceği tepkiler, bu tür hipnozların bir daha yaşanıp yaşanmayacağını belirleyecek niteliğe sahip oldukça önemli tepkilerdir. WhatsApp’ı silmek kimilerine gereksiz gelebilir, kimilerine de saçma ve komik gelebilir. Öte yandan kullanıcı verileri gizliliği ve hür düşünce kavramları açısından bu “basit” tepki dahi oldukça önemlidir.

Unutmamalıyız ki yaşanan her büyük değişimin, devrimin ve keşfin büyük alevini ateşleyen küçük bir kıvılcım olmuştur. Dünyanın en güçlü devletlerini yıkıma sürükleyen akım Antoinette’in bir cümlesiyle doğmuştur. ABD’ye eşitlik Rosa Parks’ın bir kelimesiyle başlayan direniş sonrası gelmiştir. Zalim liderler bir kartopunun çığa dönüşmesi sonucu silinmişlerdir. İşte şu an halk olarak gösterdiğimiz tepki de budur.

Sanal Çağın Henüz Başındayız

Bizler henüz sanal çağın ilk dönemlerindeyiz. Ancak bu ilk dönemler çağın gelecekteki durumunu etkileyecek kadar önemlidir. Sadece kişiselleştirilmiş reklamlar için kullanıldığı söylenen bu verilerin, bizlerin düşüncesini, seçimini ve kararlarını değiştirdiğini Amerikan başkanlık seçimi skandalı sayesinde gördük. Eğer bu duruma karşı bir adım atmaz ve atılan adımları gereksiz, abartı ve saçma olarak görürsek gelecek nesillerin düşünce ve ifade özgürlüğü haklarına erişmekte zorlanabileceğini unutmamak gerekir.

Önemli bir sapaktayız. Bu sapakta yapacağımız seçim bizi etkilemeyecek gibi görünebilir. Ancak bizden sonraki nesillerin yaşam kalitesi ve özgürlükleri, bizim bu anda yapacağımız seçime bağlı.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
9.2159
9.1993
EUR
EUR
10.6978
10.6785
GBP
GBP
12.6729
12.6071
CHF
CHF
10.0033
9.9394
SAR
SAR
2.4571
2.4526
JPY
JPY
8.0861
8.0330
RUB
RUB
0.1301
0.1284
CNY
CNY
1.4410
1.4224

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency