Skip to content
die-welle-film-analizi-ahmet-kutay-ulus-sosyal-cene

Die Welle Filmi Üzerine İnceleme: Kitlenin Etkisi

Bu incelemede Die Welle filminde yer alan Kitle Etkisi ele alınacaktır. Die Welle, gerçek hayattaki bir deneyden esinlenilerek oluşturulmuş bir filmdir. Filmde Bay Wenger adındaki bir öğretmen, öğrencilerine otokrasi yönetim biçimini anlatırken değişik yöntemler kullanıyor ve öğrencilerin bizzat yaşayarak öğrenmesini amaçlamaktadır. Önce yöntemlere karşı çıksalar da öğrenciler zamanla bu durumu benimsiyorlar ve kitlesel bir etki oluşturuyorlar. Öğrencilerin bir zaman sonra kontrolden çıkarak olayı başka yerlere taşımaları sonucunda Bay Wenger projeyi sonlandırıyor.

Bu noktada Die Welle filmi, izleyicilere örgüt kültürünün ve siyasi bir yapılanmanın sonuçlarını gösteriyor. Kitlelerin düşüncelerini belirlemenin ne kadar önemli olduğunu da anlatıyor. Öğrenciler kitlesel bir etkiye kapılarak hiç alakaları olmayan bir inanca sürükleniyorlar. Sürü etkisiyle oluşan değişimin nasıl olduğu öğrencilerin ilk halleri ve otokrasi dersinden sonraki halleri incelenmiştir.

Sembolik Yönlendirici

“Kitle, çobanına sadık bir sürüdür”

Gustave Le Bon

Sembolik yönlendirici bir kitleyi harekete geçiren unsurlar bütünüdür. Sembolik yönlendiriciler; kişiler, olaylar vb. unsurlardan oluşabilirler. Örneğin: Rusya’da çarın halka “Daha özgür olacaksınız” diye hitap etmesi, kitlelerin özgür olmadıkları düşüncesine kapılmalarına sebep olmuştur. Bu sembolik yönlendirici halkı özgürlük için devrim yapmaya yönlendirmiştir. Fransa’da sarayın refah içerisinde yaşarken halkın fakir olması yine sembolik yönlendiricidir. Emperyal devletlerin Anadolu’yu işgal etmeleri de sembolik yönlendiricidir. Almanya’da yükselen Nazizmin “ Üstün Alman Irkı” da sembolik yönlendiricidir. Die Welle filminde ise sembolik yönlendirici Bay Wenger’in “Üstün Birlik” projesidir. Öğrenciler bu koşulsuz şartsız -hiçbir ayrım olmadan- birlik ve beraberlik fikrini benimsemişlerdir.

Bay Wenger, Otokrasi fikrini öğrencilerine sosyal farklılıkları yok ederek benimsetmiştir. Bunu da öğrencileri oylamalarla kazanıp sonra da onlara direktifler yönelterek yapmıştır. Öğrenciler ilk başta saçma buldukları bu duruma bir rasyonellik kazandırmaya başlamışlardır. Ayrıca burada oylama çok önemli bir unsur çünkü Bay Wenger’i oylama ile kendileri seçmişlerdi. Oylamayı kabul etmeyenler ise ya kitleye uymak ya da sınıfı terk etmek zorunda kalmışlardır. Yine üniforma fikrine öğrenciler karşı çıksalar da oylama ile uymak zorunda kalmışlardır. Ertesi gün hepsi beyaz gömlek ve siyah pantolon ile gelirken Karo isminde bir öğrenci üniforma fikrine uymadı. Bunun sonucunda öğrencilerin verdiği tepki şu oldu: “Buna hep birlikte karar vermiştik. Buna nasıl uymazsın!?” ve Karo’yu kendilerinden dışladılar. Karo’nun sembol fikrine oy bile vermediler. Bir zaman sonra bu durumda oylamaya bile gerek kalmadı çünkü eninde sonunda Bay Wenger’in muhteşem fikirlerine ayak uyduruyorlardı. Gustave Le Bon’un dediği gibi kitle, çobanına sadık kalıyordu. Bir zaman sonra çobanlarının söylevlerini yaymak için melemeye başlıyor ve eyleme geçiyorlardı.

İdea ve Semboller

Die Welle filminde, Bay Wenger’in ve öğrencilerin oluşturdukları idea, kaynağını otokrasiden almaktadır. Öğrencilerin “Otokrasi nedir?” sorusuna verdikleri cevaplar: kontrol, gözetleme vb. kavramlardı. Kendi oluşturdukları ideanın temelinde de bu kavramlar vardı. Bay Wenger, öğrencilerini önce gözetlemiş sonra da onlara baskı uygulayarak kontrol altına almışlardır. Ayrıca idealarının temelinde din, ırk, sevgi, düzey vb. yoktu. Aksine sembolik yönlendiricilerinin kaynağı vardı. Bu nedenle öğrenciler (Özellikle de ailesi ve çevresiyle sorun yaşayan ya da çevresinden dışlanan öğrenciler) bu ideaya daha çabuk adapte olmuşlardır. Birbirleri ile arkadaşlık edemeyecek kişiler bir anda güçlü bağlar ile bağlanıp birbirlerine saygı duymaya başlamışlardır. Aralarından en sorunlu olan öğrenci Tim, bu işe kendini adamıştır. Önceleri öğrencileri Tim ile “Spastik” diyerek dalga geçerken bu idea sayesinde ona saygı duymaya başlamışlardır. Sembollerini dalga olarak yine oy çoğunluğu ile belirlemiş ve sembollerini kendileri tasarlamışlardır. Hatta sembollerine uygun bir selamlaşma türü de bulmuşlardır. Sembolleri Marco adlı öğrencinin önermiş olduğu dalgadır. Aslında Marco, çok sevdiği sutopu sporundan bir gönderme yaparak öneride bulunmuştur. Kitlenin nabzını iyi tutan bir sembol fikri olmuştur. Kısacası öğrenciler kendilerini yönlendiren birliktelik ideasına sıkıca bağlanmışlar ve bunun için çalışmışlardır.

Baskı, Kontrol, Şiddet ve Hüsran

“Kitle içindeki birey, rüzgârın kendi isteğine göre sürüklediği diğer kum taneleri arasında bir kum tanesidir.”

Gustave Le Bon
die-welle-film-analizi-ahmet-kutay-ulus-sosyal-cene

Kitleler bir zaman sonra kendi fikirlerinden olmayanlara karşı baskı uygular ve onları kontrol etmeye çalışırlar. Filmde daha önce de söylediğim gibi Bay Wenger öğrencilere, öğrenciler ise diğer öğrencilere bu baskıyı uygulamışlardır. Bu sayede de birçok öğrenciyi etkileri altına alarak kendi saflarına katmışlardır. Öğrenciler tıpkı kum taneleri gibi “Dalga” projesine ayak uydurmaya başlamışlardır. Boyun eğmeyen öğrencilerden Karo ve kız arkadaşı Marco, onların içinden çıkanlar olarak karşı propaganda yapıyorlardı. Baskı ve kontrol yerini yavaş yavaş şiddete bıraktı. Tim silah taşımaya başladı, anarşistler ile kavga etmeye başladılar, sutopu maçı sırasında Sinan, karşı takımdan biriyle kavga etti ve en sonunda Marco ile Karo tartışırken Marco, Karo’ya tokat attı. Aynı Almanya’da Naziler yönetimi ele geçirdikten sonra Uzun Bıçaklar Gecesi’nin yaşanması gibi bir durum. Şiddet ise kendilerini hüsrana doğru sürüklüyordu. Öğrenciler ve Bay Wenger, yaptıklarının ne kadar kötü olduğunu bu yolla anlıyorlar.

Sonuç olarak oluşturdukları idea kendilerini bitiriyor. En sonunda ne yaptıklarını muhakeme ettiklerinde her şeyin bir emirle başlamış olduğuna inanamıyorlar. Tim’in kendini öldürmesi, aslında dikta ve örgüt düzeninin kendi kendini yiyerek bitirdiğini gösteriyor. Bay Wenger’in ilk başta sorduğu “Almanya’da diktatörlük yönetimi yeniden olabilir mi?” sorusunun cevabı her şeyi özetliyor: Kitle neye inanırsa o olur.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
9.2159
9.1993
EUR
EUR
10.6978
10.6785
GBP
GBP
12.6729
12.6071
CHF
CHF
10.0033
9.9394
SAR
SAR
2.4571
2.4526
JPY
JPY
8.0861
8.0330
RUB
RUB
0.1301
0.1284
CNY
CNY
1.4410
1.4224

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency