Skip to content

DÜNYA İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR!

asena-bas-kuresel-isinma-sosyal-cene-iklim-degisikligi

Küresel iklim değişikliği dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri. Bilim insanları, bu iklim değişikliğinin insanlar için ciddi tehdit oluşturduğunu söylüyor.

KÜRESEL ISINMA NEDİR?

Dünyanın yüzeyi güneş ışınları sayesinde ısınır ve dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtır. Bazı ışınlar karbondioksit, su buharı ve metan gazının (Ch4) dünya üzerinde battaniye gibi oluşturduğu örtü sayesinde tutuluyor. Bu yansıtma sayesinde ısı fazla düşmüyor. Buna “sera etkisi” diyoruz. Eğer böyle olmasaydı yeryüzünün ısısı -18 derece civarında olurdu. Sera etkisi olumlu iklim şartlarının ve medeniyetlerin oluşmasında büyük rol oynamıştır. Bugünkü üretimi, tarımı, hayvancılığı bile sera etkisine borçluyuz aslında.

Ancak son dönemlerde özellikle sanayi devriminden bu yana kullanılan fosil yakıtlar (kömür, petrol vs.), ormanlık alanların eksilmesi ve yenilerinin oluşturulmaması, hızlı nüfus artışı, tüketim çılgınlığı gibi sebepler yüzünden atmosferde karbondioksit, metan, klorofloro karbon gazları ve azot oksit gazları ciddi artış gösterdi. Sonuç olarak dünya olması gerektiği gibi soğuyamaz oldu. Üstelik bu soğuyamama durumu 1980 yılından beri sürekli artış gösteriyor. NASA’nın son verilerine göre tarihin en sıcak yılı 2016 olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Bilim insanları, bu iklim değişikliğinin dünyada artık engellenemeyecek boyuta ulaştığını ve artık hiçbir şey yapılamayacağını söylüyor. Küresel ısınmanın neden olabileceği doğa olaylarının bazıları; Antartika’daki buzullarının erimesi, Rusya’da donmuş toprakların çözülmesi, deniz mercanlarının ölmesi, Atlantik Okyanusu’nda akıntının yavaşlaması ve Amazon yağmur ormanlarındaki söndürülemeyen yangınlar…

Böyle giderse 2025 yılından sonrası çok kritik…

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ise Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerinin en çok görüleceği ülkeler arasında olduğunu söyledi. Sıcaklığın yıllık ortalama artışı, ülkemiz genelindeki yağış periyotları, mevsimsel değişiklikler, diğer iklime bağlı tehlikelerin giderek çoğalmasıyla birlikte küresel iklim değişikliğinin etkileri, Türkiye’de şimdiden fark edilmektedir. (TSMS, 2018)

WWF-Türkiye’nin gerçekleştirdiği Türkiye’nin Yarınları Projesi Sonuç Raporu’na göre ise iklim değişikliğinin sıcaklık artışının 2030’lu yılların sonuna kadar sınırlı kalacağını bu dönemden sonra hızlı bir artış gözleneceğini; mevsimsel ve bölgesel farklılıklar göstermekle beraber sıcaklık artışının kış mevsiminde 4°C, yazın ise 6°C civarına ulaşması beklenmesi gibi etkilerinin olduğu söylüyor.

Sıcaklık artış grafiği bu hızla yükselmeye devam ederse şimdikinden çok daha şiddetli değişimlerin 2025 yılı itibariyle başlayacağı öngörülüyor. Önümüzde 5 yıl var ve bu süreçte hala olumlu gelişmeler için yapabileceğimiz çok fazla şey mevcut!

İklim değişikliğinin etkilerinin azaltılması ve enerji güvenliğinin sağlanması için enerji verimliliğini arttırmaya yönelik kesintisiz çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bireysel olarak da her birimizin bu konuda sorumluluğu var.

PEKİ, KÜRESEL ISINMAYI YAVAŞLATMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

  • Enerji dostu ampuller kullanılmalı.
  • Eşyalar, radyatörleri kapatmayacak şekilde yerleştirilmeli.
  • Evler ısı kaybına karşı yalıtılmalı.
  • Klima yerine vantilatör kullanılmalı.
  • Doğru ışıklandırma kullanılmalı.
  • Televizyonlar, bilgisayarlar ve diğer elektronik aletler bekleme konumunda bırakılmamalı.

Su kaynaklarının kıtlığı da bir başka önemli sorun. Ancak, alınabilecek önlemler de yok değil.

  • Diş fırçalama, bulaşık yıkama, traş esnasında musluk açık bırakılmamalı.
  • Daha az su tüketen yeni teknoloji klozetler kullanılmalı.
  • Klozetlere asılan temizleme maddeleri kullanılmamalı.
  • Çamaşır suyu tüketimi en aza indirilmeli.
  • Hortumla sulama ve yıkama yapılmamalı.
  • Akan tesisatlar onarılmalı.
  • Suyu, kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanılmalı.

Çevre örgütleri, tüketicileri ulaşım sektörü konusunda da uyarıyor. Bu sektör, yenilenemeyen enerji kaynaklarının baş tüketicisi ve sektörde kullanılan gazların emisyonları, hava kirliliğine, iklim değişikliklerine neden oluyor.

  • Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürümeli.
  • Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
  • Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
  • Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.
  • Toplu taşıma araçları tercih edilmeli.

Çevre örgütleri, tüketicilere geri dönüşümü bir yaşam tarzı olarak benimsemelerini, alışveriş sırasında aşırı tüketimden kaçmalarını öğütlüyor. Tüketicilerin özenli davranması gereken en önemli konuların başındaysa ambalaj tüketimi geliyor. Zira plastik ambalajların doğada kaybolma süresi bin yılı buluyor.

  • Cam malzemeler, organik çöplerle birlikte atılmamalı.
  • Alışverişlerde plastik poşet kullanılmamalı.
  • Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi ürünler yeniden kullanılmalı.
  • Şişe ve kavanoz gibi cam ürünler tercih edilmeli.
  • Başta PVC olmak üzere, plastik ambalajlardan kaçınmalı.
  • Geri dönüştürülemeyen ambalajlarda satılan ürünler alınmamalı.
  • Tüketiciler, uzun ömürlü ürünlere yönelmeli.

Gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarların yarattığı kirlilik de azımsanacak gibi değil.

  • Kullanılmayan bilgisayarlar atılmamalı.
  • Bilgisayarlar bekleme konumunda bırakılmamalı.
  • Yazıcıdan kağıt çıktısı alınması asgariye indirilmeli.
  • Elektrik tüketimi daha düşük modeller alınmalı.
Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.