Skip to content

‘‘Forget About It’’

Donnie Brasco namıdiğer Köstebek, yönetmenliği Mike Newell’in üstlendiği 1997 yapımı suç ve dram filmi. Film aslında çoğumuzun hayatında en az bir kere izlediği hatta dizilerde denk geldiği bir mafyanın içine sızmış ‘’köstebek polis’’ fikri üzerine kurulmuş. Bu sebeple orijinal adı aynı zamanda baş karakterin ismi olan Donnie Brasco’dur. Yapıtın Türk sinemasındaki afişlerinde “Köstebek” olarak çevrilmiştir.

1970’li yıllarda geçen öykü; yaşlı ve deneyimli bir mafya babası olan Lefty (Al Pacino) ile kendisini Donnie Brasco olarak tanıtan polis Joe Pistone (Jhonny Deep) arasındaki dostluk bağının nasıl geliştiğini ve bir polisin mafyayı çökertmek için içlerine girdikten sonra aslında o insanların da iyi birer kişi olduğunu gördükten sonra yaşadığı psikolojik çatışmayı bizlere anlatıyor. Joe Pistone işine ve teşkilatına sadık bir FBI ajanıdır. İşi gereği, altı yıldır mücevher hırsızlığı yapmaktadır ve Donnie Brasco olarak anılmaktadır. Sorun şudur ki, Pistone bir süre sonra oynadığı role inanmaya ve gerçekten de Donnie Brasco olmaya başlayacaktır. Bir süre sonra mafyanın bağırsaklarında gezinmeye başlayan Pistone, gitgide kendini bu yeraltı kültürün içerisinde devinmeye başlayacaktır. Kim olduğunu unutmaya başlar başlamaz, tüm hayatını değiştirecek bir açmazın içerisine doğru sürüklenecektir. Mike Newell’ın En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar’a aday olan filmi Joe Pistone’un kendi yazdığı bir kitaptan yola çıkıyor.

Donnie Brasco (1996) Directed by Mike Newell Shown: Al Pacino, Johnny Depp

Senaryo yazılırken gerçek bir hikâyeden esinlenilmiştir. Al Pachino ile Jhonny Deep’in tanışma sahnesinde fazla basite kaçınılmış olduğu ortadadır.

Klasik bir Amerikan filminin muhtemel başlangıcı olan giriş sahnesinde bir grup insanı otururken görmekteyiz. Gruptaki karakterlerden birinin gözüne bir yabancı takılır ve arkadaşlarına “Hey şu adam da kim?” demesiyle, Lefty, Donnie Brasco’nun yanına gider. Donnie Brasco, bir mücevheri elinden çıkartmak istemesinin ardından mücevherin sahte olduğu yanıtını alıyor. Lefty ile birlikte kendisine sahte mücevheri veren kişinin yanına gidip o dolandırıcıyı dövmelerinin sonucu ikili arasındaki dostluğun temeli atılmış oluyor.

Jhonny Deep bu rolünde mafyaya karışmak için bir süre eğitim alan ve mücevherler konusunda ustalaşan, illegal işlerle uğraşan bir FBI ajanını canlandırıyor.

Benim için yetersiz, sanki ittirme, hadi siz arkadaş olun der gibi bir tanışma anı ama bu günah da senarist ve yönetmenin boynuna…

Filmin 19. dakikalarına geldiğimizde Donnie, Lefty’nin evine girer ve kamera Donnie ile Lefty’yi yan yana alırken TV’de yayında olan bir belgeselden şu sözcükler dökülür: “Avcı ve av”. Burada karakterlerimizin ilişkisinin altında yatan “polis ve suçlu” ilişkisine vurgu yapılmaktadır. İlerleyen dakikalarda artık polisimiz ve mafyamız sıkı birer dost olmuşlardır, sürekli birbirlerinin evine gidiyorlar ve neredeyse aile olmuşlardır. Mafya babası Lefty ailesini seven, özel günlere saygı duyan, yemek yapan bir aile babasıdır. Polis Donnie onun ailesine dahil olduktan sonra mafyayı kendisine rol model almaya başlar. Olay artık polis ve mafya arasında bir “baba-oğul” ilişkisine dönüşür.

Polis Joe Pistone’un Lefty’yi bu kadar kolay rol model almasını saçma buluyor olabilirsiniz. Joe’nun psikolojik olarak mafyayı benimsemesinin altında yatan sebepler olarak polis Joe’nun sıkıntılı bir evliliğinin olması, anne ve babasını hiç görmemiş olması, işi gereği çocuklarını ayda yalnızca birkaç kez görüyor olması ve eğer polisliği açığa çıkarsa artık en yakın arkadaşı olan Lefty’nin mafya tarafından öldürülecek olmasının verdiği suçluluk duygusunu gösterebiliriz.

Lefty’nin karakteri ise sözlerle bize “mafya babası” olarak lanse edilmek istense de aslında mafyanın içinde raconu çok iyi bilen ama yaptıkları her zaman gölgede kalan, kendi çevresinde ağır ama yer altı dünyasında silik bir mafya adamıdır. Elbette kariyerinin büyük bir çoğunluğunda mafya filmlerinde rol almış olan Al Pacino, bu karakteri bize nefis bir şekilde izletiyor. Yapıtımız, “Forget About It” mafya teriminin sindirilmesi için bile izlenebilirliği yüksek bir film. Bu ne anlama geliyor diye soracak olursanız, kendisine bir anlam yüklemek zor, ancak farklı anlamları Forget About It’e sığdırabiliriz.

Oyunculuk ve senaryo kalitesi açısından yeterli düzeyde olmasına rağmen bu film neden çok fazla rağbet görmedi diyecek olursanız, ilk sebep olarak filmin vizyona girdiği 1997 senesinde; Titanic, Good Will Hunting, As Good As It Gets gibi sağlam rakipleri olması ve sinematografik olarak yetersiz olması diyebilirim. Her şey tamam oyunculuk, senaryo, kurgu ve kamera çekimleri de fena değil. İzlenimlerim kadarıyla yönetmenin seyirciyi filmin içine daha fazla çekebilmek için diyalog sahnelerinde karakterler arasında amors plan alıp ve cut geçiş yapmak yerine kamerayı hareket ettiriyor ve bu sayede seyircinin dikkatini dağıtmamış oluyor. Yine de derler ya; filmin ruhu eksik… Her neyse unutun gitsin, film her halükârda izlenilebilir düzeyde. Hikayesinin yaşanmış olması ayrı bir değer katıyor. Bence bu filmi görmelisiniz.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.