Skip to content

Gördüğünüz Rüyalar Psikolojik Sorunlarınızın Habercisi Olabilir!

ruyalar-psikolojik-sorunlarınızın-habercisi-olabilir-begum-gur-sosyal-cene-ruya-freud-psikoloji

Okuyacağınız yazının amacı her gün hepimizin gördüğü ve üstünde durmaya ihtiyaç bile duymadığımız bu rüyaların bugün aslında bilincimizle daha önemlisi de kendimizle ne kadar bağlantılı olduğunu görmektir.

İnkâr Edilemez Bilinmezlikler: Rüyalar

Hiç kuşkusuz bizden önce yaşayanlar rüyalar görmüştür ve bizden sonra yaşayacak olan insanlar da bizim gibi rüyalar göreceklerdir. Peki rüyalara inanıyor muyuz, rüyaların gerçekten anlamları var mı ve bize bir şeyler anlatmak istiyorlar mı? Bundan yıllar önce yaşayan atalarımıza bakarsak gördükleri rüyalara oldukça önem veriyorlardı ve gördükleri rüyaların onlara gelecekle ilgili haberler verdiğine inanıyorlardı. Örneğin, gördükleri rüyalar yorumlanmadan askeri bir harekete geçmiyorlardı. Böyle bir yaklaşım, geçmişte rüyalara verilen değeri bizlere çok net gösteriyor. Peki günümüze ve geçmişimize baktığımızda rüyalarla ilgili olan düşüncelerimiz ne gibi değişiklikler gösteriyor? Ben günümüzde rüya yorumlama işinin batıl inançlarla yozlaştığını düşünsem de uzmanların, psikologların ve bilimin bu konu hakkında yaptığı çalışmaları göz ardı edip doğrudan rüyalara batıl inanç demek bence çok da adaletli bir yaklaşım olmaz.

sigmund-freud-ruya-psikoloji-begum-gur-sosyal-cene

Tamamlanan onca araştırmaya rağmen hala gizemini koruyan rüyalar hakkında yapılan çalışmaların ortak bir görüşü var: Rüyalar, uyku ve uyanıklık arasında olup rüya dediğimiz şeyler dış uyaranların uykuda yaratmış olduğu bozukluklara karşı verilmiş tepkilerdir. Bazen bu ‘’uyaranlar’’ dediğimiz şeyler kişinin acıkması olabilir ya da uyuduğu odadaki kapının çarpma sesi, belki bir cama konan kuşun sesi veya üstünüze örtülen battaniyenin sizde yarattığı his bir uyaran olabilir. Kısacası uyuduğunuz ortamda ortaya çıkan ses, ışık veya hareket rüyalarınıza sebep olabilir.

Rüyaların Bilimsel Yüzü: Sigmund Freud

sigmund-freud-ruya-psikoloji-begum-gur-sosyal-cene

Rüyalar ilk olarak bu konuda isim yapmış psikolog ve bilim adamı olan Freud tarafından temellendirilmiştir. Freud’a göre rüyalarımız belli işlemler sonucunda oluşur. İlk işlem günlük hayatımızda bastırdığımız duyguların simgeleştirilmesidir. Bunu bir örnekle açıklarsak rüyalarımızın büyük bir kısmı görsel şeylerden oluşur. Bu yüzden gördüğümüz rüyaların anlatılması istendiğinde gözümüzde canlandığını ama kelimelere dökerken zorlandığımızı söyleriz ve bize gördüğümüz rüyaları resmetmek anlatmaktan daha kolay gelir. Bu sebeptendir ki hislerimizi rüyalarda simgeleştiririz. Duygularımızı aynı anlama çıkacak şekilde bazı simgelerle değiştiriz. Bu da ikinci işlem olan yer değiştirmedir. Üçüncü olan işlem ise yansıtmadır. Bu da kişinin; kendi arzularını, isteklerini, duygu ve düşüncelerini başka kişi ya da imgeler aracılığıyla rüyasında kendisine yönelirken görmesidir.

Rüyalarınızdaki Simgeler Bilincinizden Size Haber Veriyor

Bazı rüyalar vardır rüyayı belli belirsiz hatırlarsınız, bazı rüyalar vardır sadece bir kez görürsünüz ve üstünde durmazsınız bile. Bazıları vardır ki sanki size bir şey anlatmak istermişçesine günlerce ve haftalarca aynı rüyayı görürsünüz ve bence en sinir bozucu rüyalar böyleleridir. Sinir bozucu diye tabir etmemdeki kasıt ise asla olumsuz değil. Bilakis, en fazla üzerinde durulması gereken rüyaların bunlar olduğunu düşünüyorum. Rüyalarımızı anlamak için her şeyi bir simge olarak kabul etmeliyiz. Bulunduğunuz ortamdan, rüyanızda yer alan kişilere, hayvanlara, bitkilere, renklere… kısacası her şeye sembol olarak yaklaşmalısınız. Rüyalardaki bu sembollerin kendileri dışında size anlatmak istedikleri anlamlar olabilir. Unutmayın ki rüyalarımızı bilinçdışımız değil bilincimiz yapar. Örneğin rüyanızda görmüş olduğunuz kedi eşiniz olabilir.

Tabii ki bu sembole bu anlamı veren kişinin kendi bilincidir. Başka bir örnek de verirsek Freud’a göre eğer kendinizi yüksek bir yerden atlarken görüyorsanız bu stresin, açığa çıkan korku ve endişeleriniz göstergesi olabilir. Aynı şekilde yola çıkmak da bir simge olabilir ve rüyada yola çıkma eylemi genellikle ölümü simgeler. Bu aynı çocuğun uzun zamandır görmediği ve ölen birini sorduğunda o kişinin yolculuğa çıktığını söylememiz gibi değil mi? Unutmayalım ki her sembol her kişide aynı anlamı vermek zorunda değildir. O yüzden gördüğünüz rüyalara ‘’Hayatımda buna benzer ne var?’’ gibi bir yaklaşım sergilemeniz daha doğru olabilir.

Kaynakça


  • www.psikolog.org.tr/tr/yayinlar/dergiler/1031828/tpy1301996120150000m000059.pdf
  • FREUD, Sigmund. Psikanalize Giriş-Rüya. (İzmir, Cem Yayınevi), 2019.
Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

2 Yorumlar

  1. Çok faydalı ve güzel bir yazı olmuş

  2. başarılı ve akıcı bir yazı olmuş😍


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.