Skip to content

Karpuz Kabuğundan Gemilere Binmek

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, Kütahyalı iki köylü çocuğun imkansızlıklar içinde yeşerme hikayesini on altı sene önce beyaz perdeye taşımış bir Ahmet Uluçay filmidir. Uluçay’ın “Korkuyorum, birisi bir şey derse ölürüm gibi geliyor.” yorumunu yaptığı ve kendi hayat öyküsünü tüm çıplaklığıyla yansıttığı film, aynı zamanda başkalarınca biçilmiş hayatlara boyun eğmeye yöneltilmiş bir eleştiridir.

Recep karpuzcuya, Mehmet ise bir berbere çırak olarak girmiş ve yaz aylarını şehirde çalışarak geçiren, akşamları iş çıkışlarında köyün delisiyle ortaklaşa çalışarak evin ahırında kendi sinemalarını kurmaya çalışan iki arkadaştır. Kırık projeksiyonu tamir edip köyde sinema kurmak ve hayatlarını sinemacılıkla kazanmak, görmek, yazmak, çizmek isterler.

Recep’in annesi, sinemanın şeytan işi olduğuna inandığından her akşam annesinden gizlice derme çatma bir projeksiyon yapmak için ahırda çalışır, sabahına fark edilmeden saklarlar eşyalarını. Her gece başarısız olurlar ve her gece aynı heyecanla yeniden denerler.

Hayatları köy-kasaba-sinema üçgeninde geçerken bir gün Nezihe isimli bir kadın gelir karpuzcuya. Recep’ten satılmayan karpuzların, çürük çıkanların kabuklarını ineklerini beslemek için ona getirmesini ister. Bu istek, Recep’in sinemayla yanıp tutuşan gönlünde Nezihe’nin büyük kızı Nihal için yer açar.

Recep ve Mehmet’in meraklı bakışlarını sinemanın perdesinden insana yöneltmesi ve kalplerindeki Anadolu saflığı, Atılgan’ın çizdiği çağdaş insan profiline de bir itirazdır da aslında.

“Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor.”

İki arkadaş da farkındadır geleceklerinde büyük işler yapmak olduğunun. Kaderlerini idealleriyle, bir gün sinema projeksiyonun aydınlattığı yolu takip ederek çizmek isterler. Anadolu’nun imkansızlıklarıyla yeşermiş, beş on dakikada ölmeyecek ve bir gün köyünden ayrılsa bile köyü ondan ayrılmayacak karakterlerdir. Bütün samimiyetiyle sinemadadır, sinemadan çıkmıştır.

İki romantik genç, karpuz kabuğundan gemileriyle hayata açılmak isterler. Henüz tanışmamışlar, reddedilmemişlerdir. Berber ısrar ederse saç keser, usta git derse gider, gel derse gelirler. Eleştirilerini yönelttikleri “başkaları” henüz onlara varlıklarını hissettirmemiş ve sesleri henüz o kadar yüksek değildir. Bu sebeplerden olacak ki Recep, Nihal’le evlilik hayalleri kurmaya başlar. Ona köyünden ceviz getirir, Mehmet’le mektup yollar ve geleceklerini düşler. Bindiği karpuz kabuklarından gemiler batana ve öyküsü yarıda kesilene dek umutlu bekleyişine devam eder.

Yaşadığı toprakların maddi ve manevi engellerine rağmen hayallerine sıkı sıkıya sarılmış ve karpuz kabuklarından gemilerle hayata açılmaya çalışan kanadı kırık iki gencin hikayesi, cehalet ve kader hakkında karşı durulması gereken pek çok noktayı gün yüzüne taşır. Yeni bir fikrin şeytan işi olarak görüldüğü bir yerdedirler ve orada yaşayan herkesçe kabul edilmesi gerekilen doğrular vardır. Uluçay’ın Anadolu’nun doğrularının çizdiği patikayı reddetmeden benimsemesi ve Anadolu’yu ve insanını beyaz perdeye taşımış olması, filmdeki karpuz kabuğundan gemilerin verdiği içselleştirilmiş güvensizlikten sonra en can alıcı noktalardandır.

Hayat ağacının tutunulamayacak dallarından büyümüş karpuzlar Nihal’e, projeksiyonu çalıştırana dek ahıra ve sonrasında hayata çapa atmış, alabora olmak için inşa edilmiş gemilerdir. Ansızın batar, emeğini ve içten itirazlarını, planlarını suya düşürür. Hikayeyi yarıda bırakır ve insanı hayata fırlatır.

Ya da fırlat(a)maz.

Karpuz kabuklarından gemilere, Nihal gibi şehirli kızlara ve en önemlisi berberlere güven olmaz.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.