Skip to content
kuraklik-iklim-kuresel-isinma-kubra-nur-buyuk

Kuraklığa Doğru Son Damlalar

Gün geçtikçe dünya üzerindeki insan nüfusu artıyor. Sanayileşme, fosil yakıt tüketimi ve doğaya bıraktığımız atık miktarı da nüfus artışıyla beraber hızla artıyor. Bunun sonucunda küresel ısınma ve iklim değişikliği daha tehlikeli bir hal alıyor, buzullar eriyor, mevsimler etkileniyor ve her geçen sene yaşama uygun olmayan bir Dünya’ya, kurak bir gezegene bir damla daha yaklaşıyoruz.

Su, insanlığın ilk günlerinden beri yaşamın temel taşı olarak konumunu koruyor. İnsanlığın kurduğu ilk medeniyetlerin tatlı su kaynakları olan akarsu yatakları çevresinde kurulması da bunun kanıtı. Nil, Fırat, Dicle, Ganj, İndus ve Sarı Irmak; Mısır, Mezopotamya, Hindistan ve Çin gibi kadim uygarlıklara ev sahipliği yapan bu ırmaklar ve onlarcası… Binlerce yıl insanlığa hayat veren su, bugünlerde insanlık tarafından tehdit ediliyor. Bilinçsiz su tüketimi, geleceğimizden ve gelecek nesilden çaldığımız hayat demektir. Kullanılabilir su kaynaklarımızı kirletmek ve bencilce tüketmek, bize hayat ortamı sunan dünyamıza büyük bir kötülük olacaktır. Hayat sudur ve sahip olduğumuz bu zengin hayatı bilinçli bir şekilde gelecek nesillere aktarmak en büyük sorumluluklarımızdan bir tanesidir.

Dünyamızda mevsimlerin değişmesi, kuraklığın gelmesiyle birlikte yangın üçgeni olarak adlandırılan felaket ortamı oluşuyor. Büyük yangınlara sebep olan bu atmosfer olayı aslında dünyamızı ne kadar bilinçsiz tükettiğimize işaret. Bizim doğaya bıraktığımız yanıcı maddelerin güneş ışığı ile yüksek sıcaklıklara ulaşması ve yanıcı oksijen gazı ile etkileşime girmesiyle orman yangınları çıkıyor. Geçtiğimiz aylarda yaşanan Avustralya orman yangınları buna örnek olarak gösterilebilir. Bu yangınla birlikte 5 milyon hektar alan kül olurken birçok canlı zarar görmüş ve iklim büyük oranda etkilenmiştir Havaya salınan karbondioksit ve karbonmonoksit gazları iklimin ve yağış rejimlerinin zarar görmesine sebep oluyor. Yangınların yaşandığı bölgelerin yeniden ağaçlandırılmayıp imara açılması toprak üstündeki betonlaşmayı arttırıyor ve yağışların yeraltı sularını beslemesini önlüyor. Bilinçsiz sondajlar ve sulama sebebiyle yenilenmeyen yeraltı suları hızla tükeniyor. Bu şekilde devam edersek kuraklık felaketi, bizim için kaçınılmaz bir son olacak. Bu gidişatın durdurulması ve dünyamızın yaşanabilirliğinin sürdürülebilmesi için herkesin bireysel olarak önlemler alması gerekmektedir.

Bilinçli bir su tüketicisi nasıl olunur?

Öncelikle ellerinizi köpürtürken açık kalan musluğa dikkat etmekle başlayın. 20 saniye boyunca suyun açık kalması neredeyse 2 litre suyun gereksiz kullanılmasına sebep olur. Yapılması gereken yalnızca ellerimizi ıslatmak ve sonrasında durulamak için suyu açmaktır. Ellerimizi yıkamak için suyun yüksek ve tazyik ve miktarda da akmasına gerek yoktur. Musluğu biraz açmanız yeterli olacaktır.

Banyo yaparken çok miktarda su harcarız. Saçınızı ve vücudunuzu köpürtme aşamasında suyu kapatırsanız eğer bu oranı düşürebilirsiniz. Su tüketimini daha da azaltmak istiyorsanız kendinize bir banyo kovası alarak yıkanmadan önce onu doldurabilirsiniz. Bu sayede suyun sıcaklığını ayarlarken harcadığınız suyu da kurtarmış olacaksınız.

Dişinizi fırçalarken suyu kapatmayı unutmayın. Siz dişlerinizi temizlerken akıp giden su en bilinçsiz kullanımlardan birisidir.

Bulaşıklarınızı elde yıkamayın. Bulaşık makineleri en az su ile en iyi temizliğin yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Elde bulaşık yıkarken bu oranın yakalanması olanaksızdır. Makinenize koyamayacağınız bulaşıklarınız varsa eğer bunları musluktan akan suyun altında yıkamayın. Plastik bir kabın içerisinde yapacağınız köpüklü su o esnada makinenize koymadığınız bütün bulaşığı yıkamak için yeterli olacaktır.

Atık kızartma yağlarınızı sakın lavaboya dökmeyin! 1 litre atık yağın kendisinden çok daha fazla temiz suyu kirlettiğini biliyor muydunuz? Aynı zamanda lavaboya dökülen yağlar kanal borularına yapışarak boruların tıkanmasına, kokulara ve böceklenmeye sebep olur. Atık yağları geri dönüşüme kazandırın tasarruf edin!

Yüzde 80’si sudan oluşan gezegenimizden ve yüzde 60’ı sudan oluşan bedenimizden anlıyoruz ki susuz hayat mümkün değil. Bilinçli bir tüketici olalım, hayatımızı koruyalım!

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
9.2159
9.1993
EUR
EUR
10.6978
10.6785
GBP
GBP
12.6729
12.6071
CHF
CHF
10.0033
9.9394
SAR
SAR
2.4571
2.4526
JPY
JPY
8.0861
8.0330
RUB
RUB
0.1301
0.1284
CNY
CNY
1.4410
1.4224

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency