Skip to content
kutup-yildizi

Kutup Yıldızı, Baktığınız Yerdedir: Kaybolmak Yasak!

Stres, kaygı, endişe gibi duygular, en nihayetinde hepimizde var değil mi? Bu duyguların, biz kuzeye gitmek isterken bizi güneye ittiğini hepimiz biliyoruz fakat bazı durumlarda buna engel olamayabiliyoruz. Bugün ele aldığım konu bu durumun bizim yönümüze etki etmeden nasıl yok edebileceğimiz veya azaltacağımızla ilgili. Hazırsak başlıyorum.

Öncelikle hepiniz bu satırlarda bir cevap arıyorsunuz. Hepiniz bu satırlarda bir çıkış yolu arıyor, bu çıkış yolunun sizi nereye taşıyacağını merak ediyorsunuz. Hepsinin cevabını bu satırları geçe geçe bulacaksınız ancak yapmanız gereken bir şey var. Yapmanız gereken şey, bu cevapları buldukça bu cevaplardan kaçmamanız ve onları kabullenmeniz. Bilmediğiniz bir yerden kaçmaya çalışırsanız, daha çok kaybolursunuz. Sizin yolu bulamamanıza sebep olan bu duyguları yok etmeden veya azaltmadan bu satırları terk etmemeniz, vazgeçip halının altına süpürmemeniz gerek. Bir önceki yazımda anlattığım gibi, eğer bir şeyleri halının altına süpürürseniz, o halıya daha fazla yük yüklemiş olursunuz, bunu bilin.

Her neyse, şu an neredesiniz, saat kaç, hangi şehirdesiniz bilmiyorum. Tek bildiğim şey, bana bu satırları yazmaya teşvik edecek kadar bu duygularınızın sizi esir almış olması. Bu duyguların içinde kayboluyorsunuz, bu duyguların içinde yok oluyorsunuz. Üzülmeyin, bunlardan kurtulmanın yolu var ama yolu bulmadan önce yürümeyi öğrenmelisiniz. Adım atmayı bilmeyen bir bebeğin koşmasını bekleyemeyiz değil mi?

Aynen öyle, bekleyemeyiz. Yazımın başında bahsettiğim gibi bu duygular, bu hisler sizi kuzeye gitmek isterken güneye itiyor; yani demek istediğim sizin yolunuzdan şaşmanıza sebebiyet veriyor. Bu durum elbette sizi üzüyor, bazen bu konuda elinizden hiçbir şey gelmeyeceğini düşünebiliyorsunuz. Ömrünüz boyunca stres altında yaşayacak, kaygı duyacak, endişe edecek bir sürü şey buluyorsunuz. Kendi kendinize “yapma” deseniz bile kendinize bir şeyleri kabul ettiremiyor olabilirsiniz.

Çok doğal. Öncelikle bunu kabullenin, yaşadığınız her duygu çok doğaldır. İnsanlar hatalar yapabilir. İnsanlar sapmaması gereken yollara sapabilir. İnsanlar hak etmedikleri şeyleri kendilerine yaşatabilirler ancak insanlar hatalar yaptıkça ve sapmaması gereken yollara saptıkça hak etmedikleri şeyleri kendine yaşattıkça yönlerini kaybederler. İşte bu doğal değil, hem de hiç doğal değil.

Anlatmak istediğim şey açıkça şu; yaşadığınız her şey sizin cebinize koyduğunuz üç beş liradan değerlidir. Değerli de olacaktır ancak eğer yaşadığınız bu tarz bayat duygular sizi ordan oraya sürüklemeye başladıysa artık kocaman harflerle onlara “DUR!” mesajı vermeniz gerekmektedir. Eee, diyorsunuz ki nasıl yapacağım bunu? Üç maddeyle bunu sizlere açıklamama izin verin.

Kendinize Güvenin

“Sen de hep aynı şeyi söyleyip duruyorsun, Öykü! ” dediğinizi duyar gibiyim fakat her yolun sonu da başı da sizde biter. Kendinize güvenin, kendinize güvendikçe adım atmak için tereddüt etmemeye başlayacaksınız. Adımlarınızı atarken düşmekten korkmayacaksınız. “Düşsem de kalkarım canım! ” diyeceksiniz kendi kendinize. Çok yüce, çok gurur vericidir bu inanç. Hadi şimdi ikinci maddeye geçelim.

Evrenin Gücüne İnanın

Hayatım boyunca inandığım, hayatım boyunca da inanacağım bir söz vardır, “Evren isterse olur.” Bir kitapçıda öylesine sayfalarını karıştırdığım bir kitapta görmüştüm bu sözü, o zamandan beri aklımdadır. Bu söz, öylesine güçlüdür ki sizi ayakta tutacağına gönülden inanıyorum. Sevgili bu cümlede gezinen gözlerin sahibi, evren bir şeyi isterse o şey gerçekten olur. Yaşadığımız dünyayı bazen oturduğumuz mahalle kadar görsek de aslında bu mahalleden milyonlarca kat büyük bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyada imkânsız denilebilecek hiçbir şey yoktur. En çok bu yüzden stresle savaşırız, bazen kendi kendimize “İmkânsız, olamaz.” diye saçma sapan cümleler kurarız. Kuzeye ilerlemek varken güneyin tekinsiz caddelerinde turlarken buluruz kendimizi. Evren ve dünya ne kadar somut kavramlar olsa da içimizde yaşattığımız evren ve dünya bu coğrafyadan fazlasıyla büyük olmalıdır. Uzayda havada gezinen bir toz parçası gibi süzülen bedenimizin içinde galaksilerden büyük bir evren, dünya inşa etmeliyiz.

Yaşayın ve Görün!

Artık hepimiz kabullenelim, yaşamadan göremeyiz hiçbir şeyi. Tahminlerimizin kesinliği yoktur, hislerimiz her zaman bizi doğru yola sürükler de diyemeyiz hiçbir zaman. Gördüklerimize inanalım madem, ne görüyorsanız ona inanın. Şu an okuduğunuz yazının olmadığına inanamayız değil mi? İşte bunun gibi, gördüklerimize inanalım. Belki bir sınava giriyoruz, belki bir iş başvurusu yaptık, belki de değer verdiğimiz birinden hayatımızı değiştirecek bir cevap bekliyoruz. Size soruyorum, yaşamadan görebilir miyiz bir şeyleri? Sizce de yaşanmamış şeyleri kafaya takıp üzerine saatlerce düşünmeye değer mi? Bence ne yaşamadan öğrenebiliriz bir şeyleri ne de yaşanmamış şeyleri kafaya takıp üstüne düşünmeye değer. Son maddeden sonra söyleyeceklerimle bu yazıya veda etmek istiyorum izninizle.


Yazdığım bu maddeleri uyguladıktan sonra soyut yürümeyi keşfetmiş olacaksınız. Hedeflerinize giden yolda, duygularınızın yönetimiyle bambaşka diyarlarda çok güzel hayatlar yaşayacağınızdan şüpheniz olmasın. Diyelim ki işler istediğiniz gibi gitmedi, yine de unutmayın hayat elinize bir piyango bileti tutuşturmadıysa parayı size elden vermek istiyor olabilir! Belki de şansa bırakmıyorsunuzdur, kim bilir?

Yani işin özü, bu duyguların sizi yolunuzdan yokuşunuzdan etmesine izin vermeyin. Yaşayın görün, evreninize inanın, kendinize de güvenmeyi unutmayın. Kuzey sizi beklerken tam tersi güneye sizi çeken ipleri salın gitsin. İnanın bana bu dünyada bir daha kuzeye gitme fırsatınız olmazsa güney de olmak sıkıcı olmaya başlayabilir.

Yürümeyi öğrendiniz, artık yolu bulabilirsiniz. Yol, baktığınız yerdedir. Sır, baktığınız yerin zeminindedir. Yollarda çakıl taşları olsa da asfalt dökülmüş olsa da yolun sonunda bulacaksınız istediğinizi.

Yönünüzü kaybetmeyin, Kutup Yıldızı kuzeyi gösterir. Evren size, yolu bulmanız için kutup yıldızından işaret gönderiyor olabilir. Kutup Yıldızınızı bulun, baktığınız yerde dediğim gibi. Baktığınız yer gökyüzünüz. Parlıyor Kutup Yıldızı, bu parıltı sönene dek yönünüzü kaybetmeyeceğinize inanın. Kutup yıldızı baktığınız yerdedir, unutmayın.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency