Skip to content

“-Layık olduğumuz şey neyse, başımıza gelen de odur”

ahmet-enes-roportaj-dogukan-yasin

Bir dönem radyo programlarıyla tanıdığımız sanatçı Ahmet Enes ile ‘Tevazu’ adlı yeni çalışması ve orta vadede gerçekleştirmeyi planladığı projeleri üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Ahmet Enes Kimdir?

Öncelikle röportaj teklifimi nezaket gösterip kabul ettiğiniz için teşekkürlerimi sunarak girizgâh yapmak isterim. Sizi tanıyanlar elbette biliyordur ama tanımayanlar için Ahmet Enes kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Elbette. 1984’ün Aralık ayında Erzurum’da doğmuşum. Hemen ardından ailem İstanbul’a taşınıyor ve serüvenim başlıyor. Üniversiteye kadar tüm eğitim hayatım Üsküdar’da geçti, akabinde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldum. Açıkçası pek okula gitmiyordum ama birçok öğrenciden daha erken mesleği tanıma, tecrübe edinme fırsatım oldu. Uzun yıllar radyo programcılığı, haber editörlüğü ve spikerliği yaptım. Daha ortaokul sıralarında bağlama çalıyor, okul orkestrası ile şarkı yarışmalarında dereceler kazanıyordum ama asıl gitara geçişim ve kendi şarkılarımı yazmaya başlayışım üniversite hazırlık zamanına tekabül ediyor. Sonra o şarkıları söyleye söyleye bugünlere geldik :)

Yakın zamanda ‘Tevazu’ adında içinde üç tane şarkı barındıran EP çalışmanız oldu. Dinleyicilerden geri dönüşler nasıldı? Ahmet Enes, bu çalışmada umduğunu bulabildi mi?

Beni yakından tanıyan, senelerdir takip eden bir kitlem var. Onlar çok sevdiler. Yeni dinleyiciler, ilk kez dinleyenlerden de geri dönüşler aldım, büyük çoğunluğu gayet olumlu. Umduğumu bulmak konusuna gelince, ben açıkçası artık bir şey ummuyorum. İçimden ne geliyorsa ne yazdıysam onu paylaşıyorum. Güzel şeylerin bir şey “ummadığımda” gerçekleştiğini öğrendim sanırım.

Ahmet Enes

Müzik konusunda bir eğitim aldınız mı yoksa halk tabiriyle “alaylı” olarak mı piyasaya giriş yaptınız?

-Alaylıyım. Aslında üniversiteyi Avusturya’da, konservatuvarda okuyacaktım zamanında, her şey de hazırdı ama sonra bir şeyler oldu ve o konu kapandı. Ben okulların yetenek sahibi olmayan insanlara yetenek kazandırdığını düşünmüyorum. Evet eğitim anlamında bir okulun çok katkısı olur, sizi şekillendirir ama hiçbir okul size hiçbir konuda yetenek veremez, ancak var olan yeteneğinizi kullanmayı öğretir.

Genelde eserlerinizin sözü ve müziği size ait oluyor. Bir şarkının evvela kâğıt üzerinde doğması, müzikle buluşma ve dinleyicilere ulaşma evresini nasıl geçiriyorsunuz? Zira yeni şeyler üretmek zevkli olduğu kadar sancılı bir süreç olsa gerek. Siz bu süreci nasıl yönlendiriyorsunuz?

Benim açımdan olay iki farklı şekilde gelişiyor bu aşamada: Planlayarak yazdığım şarkılar ve doğaçlama yazdığım şarkılar. Herhangi bir vakitte kafama takılan bir konu, yaşadığım bir olay, üzüntü-sevinç ile ilgili “şarkı yazmam” lazım deyip not alıyorum kafama, sonra oturup yazıyorum ve bu şekilde planlı şarkı oluyor. Kimi zaman da hiç düşünmeden, anlık yazdığım şarkılar var. Biri birinden üstün ya da daha zor/kolay diyemem. Benim için zor ve sancılı olan şey bir eser üretmekten ziyade, eser üreten; hassas ve incelikli bir adam olarak bu hayatı yaşıyor olmak.

ahmet-enes-tevazu-roportaj
Ahmet Enes

Sosyal medyanın yaygınlaşması birçok şeyi basitleştirmiş durumda. Çünkü; bakıldığında artık herkes sanatçı, müzisyen, yazar vs. Siz bu ortamdan şikayetçi misiniz? Sizi etkilediğini düşünüyor musunuz?

Değilim. Neden biliyor musun? Layık olduğumuz şey neyse, başımıza gelen de odur. Veya şöyle de denebilir: Neyi istiyorsak, onu buluyoruz. Mevcut gidişatla ve güncel fikir-sanat ürünleriyle ilgili iyi veya kötü, kaliteli veya değil şeklinde bir açıklama yapmak istemem. En nihayetinde zevke hitap eden şeyler bunlar. Ha ama sana hitap ediyor mu diye sorarsanız.. Pek değil. Belki eski kafalılıktandır bilemiyorum ama ben hala çoğunlukla eskilerden kalma şarkıları dinlerken zevk alıyorum.

Radyo 7, İstanbul’un Sesi ve Radyo D’de yayıncılık yaptınız. Birkaç ay evvel de yine Radyo D’de yayıncılık hayatınıza son verdiniz. Zaman ne getirir elbette bilemeyiz ama önümüzdeki dönemlerde radyolarda Ahmet Enes’i yeniden dinleyebilecek miyiz?

Evet serüvenim radyoda başladı diyebilirim. Çok güzel zamanlardı. O zamanların dinleyici kalitesi, eser kalitesi, ruhu ve dokusu şimdikilerle kıyas dahi kabul etmez. Ucundan, kenarından da olsa o ırmağın suyundan nasiplendik. Radyo benim için hep bir tutkuydu. Yakın çevremden, müzik şirketimden TV programı yapmam konusunda tavsiyeler de aldım ama radyo hep başka olacak benim için. Eski tadı almadığım için son programımı bitirdim. Yeniden bir programa başlar mıyım, yine o aynı tadı alır mıyım gerçekten bilmiyorum.

ahmet-enes-sosyal-cene-roportaj
Ahmet Enes

Malum ülkemizi ve eş zamanlı olarak dünyanın diğer ülkelerini etkisi altına alan ve hayatı durma noktasına getiren Korona virüsüyle canhıraş mücadele ediyoruz. Bu hastalığın yayılma sürecini ve alınan önlemleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bildiğimiz kadarıyla Çin dünyayı bu salgın konusunda çok geç uyardı. Dolayısıyla ben birçok insanın, alınan tüm bu önlemlerden önce zaten hastalığa yakalandığını ve atlattığını düşünüyorum. Ölüm oranı da düşük bir salgın, önceki salgınlara kıyasla. Ben bu konuda fikir belirtebilecek kadar yetkin bir isim değilim ancak sanki birazcık abartıldığını düşünüyorum. Özveri ve gayretle çalışan tüm sağlık çalışanlarına yürekten teşekkür ediyor ve bir an önce hayatın normale dönmesini umut ediyorum.

Ahmet Enes’in karantina günleri nasıl geçiyor? Karantina döneminde yeni şarkılar kaleme alıyor musunuz?

Ben zaten evcimen bir adamım. Kendi yalnızlığımda bulduğum huzuru, dünyanın hiçbir kalabalığında bulamadım henüz. Yani bir toplantım, davetim, konserim ya da işim yoksa evdeyimdir. Dolayısıyla karantina benim yaşam tarzım diyebilirim :) Ama tabii bu şekilde değil. Hayatın akmadığı bir dönemde zorunlu olarak evde kalmak hoş değil. Ben bu süreçte eksik yanlarımı geliştirmeye çalışıyorum. Mesela gitar sololarım zayıf, ona eğildim bir süredir. Onun haricinde dizi, film, araştırma, okuma, oyun ve rutin ev işleri şeklinde sıralayabilirim.

Çok tatlı bir oğlunuz var, Allah bağışlasın. Hastalık sürecinde onunla nasıl irtibat sağlıyorsunuz? Görüşme şansınız oluyor mu?

Teşekkür ederim. Organize İşler / Sazan Sarmalı filminde Yılmaz Erdoğan’ın Bensu Soral’a (yani filmdeki kızına) bakarak söylediği bir replik var. “Ben bu kadar güzel bir şeyi nasıl yapabildim, hayret? Daha doğrusu ben bu güzelliğe nasıl mâni olamadım?” diyor :) Ben de öyle hissediyorum oğluma bakınca. Annesiyle Ankara’da yaşıyor o. Görüntülü konuşma şeklinde idare ediyoruz şimdilik ama ona sarılmak, öpüp-koklamak gözümde tütüyor.

‘Tevazu’ adındaki çalışmanız yeni çıktı ama pandemi nihayete erdiğinde Ahmet Enes’in bir albüm çalışması olacak mı?

Tevazu bildiğiniz üzere akustik formatlı kayıtlardan oluşuyor. Bir süre daha bu formata devam edeceğim ve zaten bu salgın olmasaydı şu an çoktan yeni kayıtları tamamlamış, hatta bir sonraki kayıtlara başlamıştık ama malum bu süreç nedeniyle bir süre daha bekleyeceğiz maalesef.

Son olarak dinleyicilerinize ve sevenlerinize söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Neredeyse yolu yarıladım şairin tabiriyle. Bu hayata dair öğrendiğim birkaç şey var. Aklıma geldiği kadarıyla şöyle sıralayabilirim: Önce kendiniz olun. Sevecek çok neden bulamasanız dahi kendinizi sevin. Değiştiremeyeceğiniz şeyleri kabullenin. Değiştirebileceğiniz şeyleri ise bir an önce (veya sabredip vakti geldiğinde) değiştirin, şikâyet etmeyin. Değerinizin farkında olun. Asla ukalalık yapmayın ama kendinizi de hiçbir şekilde ezdirmeyin, küçük görmeyin. Öğrenin, öğrenin ve öğrenin. Kendinizi sürekli besleyin. Heyecanınız ve aşkınız hep daim olsun, yoksa bu hayatın öyle çok da kayda değer bir tarafı yok. Son olarak başta edemedim ama tüm bu güzel sorular ve röportaj için teşekkür ederim. Benim radyo programlarımda klasik bir veda cümlem vardı. Yine öyle veda edeyim: Tekrar buluşup görüşünceye dek, güzel kalsın her şey ve herkes!

Sağlam dinleyicilerinizden birisi olarak, yaptığımız bu röportajdan büyük zevk aldığımı söylemeden geçmek istemiyorum. Size de tekrardan teşekkürlerimi sunuyor, kariyerinizde başarılar diliyorum.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

9 Yorumlar

  1. Kaliteli bir röportaj, özellikle de sanatçıların ve üretken insanların yalnızlığa hayran olduğunu okuduğumuzda verdiği cevap daha da anlam kazanıyor. Ellerinize sağlık yenisini merakla bekliyor olacağım.

  2. Röportajı çok beğendim gayet akıcı ve hoş sohbet olmuş, umarım bu tarz röportajların devamı gelir başarılarınızın devamını diliyorum.

  3. Çok akıcı bir röportaj olmuş. Sorulan sorularla Ahmet Enes’i daha yakından tanıma şansına erişiyor okuyucular. Böyle röportajların devamının gelmesi dileğiyle…

  4. Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık :)

  5. Verimli ve çok güzel bir röportaj olmuş.. başarılar dilerim.

  6. Röportajı çok beğendim akıcı ve güzel..
    Başarılarının devamını diliyorum 👏

  7. Hem radyocu hem de sanatçı olarak işinde çok başarılı olan Ahmet Enes yaptığınız bu röportaj mükemmel olmuş, ellerinize yüreğinize sağlık.
    Böyle güzel insanlarla yapacağınız daha birçok röportajı sabırsızlıkla bekliyoruz.
    Saygılar…

  8. Emeğine sağlık, başarılı..

  9. Kaliteli bir ADAM, kaliteli bir röportaj 👏 İkinize de teşekkürler, okumak keyifliydi 😊 Röportajların devamını bekliyor olacağım.


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.