Skip to content
nurnberg-mitingleri-yasalari-adolf-hitler

Nazilerin Yükselişi 3: Nazi Devleti

Nazilerin Yükselişi serisinde ilk olarak Adolf Hitler ve kadrolarının iktidara gelişini ele alacağız. Birinci Dünya Savaşı ile İkinci Dünya Savaşı arasındaki karmaşık döneme ışık tutacak ve Alman halkını faşizme iten süreci inceleyeceğiz.

Birinci Dünya Savaşı, Almanya için tam bir yıkımdı ve Milliyetçi Gruplar, bu yıkımdan Solcu Radikal grupları suçluyorlardı. Alman Genelkurmayı savaş boyunca halka güzel haberler vermişti ve bu nedenle 1918 yılındaki yıkımı kimse anlayamıyordu. Ordu ve milliyetçi gruplar sinirliydi çünkü kendilerini arkadan bıçaklanmış gibi hissediyorlardı. Milliyetçilere göre Marksistler ülkeyi arkadan vurmuşlardı. Alman ordusu 100 bin kişi ile sınırlandırılmıştı lâkin birçok milliyetçi asker dağılmamıştı ve Ernst Röhm önderliğinde silah stoğu oluşturarak ileride oluşacak olan SA birliklerinin temelini oluşturuyorlardı.

O zamanlar birçok milliyetçi grup vardı fakat en ünlüsü Alman İşçi Partisi ve Partinin üyeleriydi. Partinin Münih Toplantısında, parti üyeleri genç bir milliyetçi ile tanışacaklardı: Adolf Hitler.


Partiyi takip etmesi için hükümet tarafından görevlendirilen Adolf Hitler, burada kendi fikirlerini bulmuştu. Partide yaptığı konuşmalarla insanları büyülemişti çünkü büyük bir hitabet yeteneği vardı.

Dietrich Eckart, Adolf Hitler’i Almanya’nın kurtarıcısı olarak görüyor ve onun bu yeteneğini geliştirmesi için elinden geleni yapıyordu. Partinin lideri Anton Drexler ise Hitleri büyük bir nimet olarak görmüş ve Hitler’i Parti Propaganda Sorumlusu yapmıştı. Partinin önde gelenlerinden Hitler ile Gottfried Feder, 1920’nin Şubat Ayında “25 İlke” adlı bir program yayınladı ve 1920 Nisan ayında partinin ismi Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi olarak değiştirildi. Hitler solculara, Yahudilere ve hükümete karşıtı konuşmaları ile halkı coşturuyordu.

1921 yılının Temmuz ayına gelindiğinde de büyük hatip Adolf Hitler Partinin başkan koltuğuna oturmuştu. 1923 yılında Almanya ekonomik çöküşün eşiğine gelmişti. Naziler uzun zamandır bir ihtilal düşüncesindeydiler ve ekonomik çöküntü çok uygun bir ortamdı. Harekete geçmişlerdi fakat Nazilerin müttefiki Gustav von Kahr son anda darbeden vazgeçtiği için tarihe “Birahane Darbesi” olarak geçen bu darbe başarısız olmuştu. O gün her şeyin bittiğini düşünen Hitler için aslında her şey yeni başlıyordu. Mahkemede hainlik ile yargılanmış fakat hitabet yeteneğini kullanarak kendisini iyi bir şekilde savunmuştu. Bu ona yenilgiden sonra gelen büyük zafer niteliğindeydi çünkü konuşması bütün Alman gazetelerinde yayınlanmıştı.

Hapiste de düşünmesine ve 4 aylık hapis sürecinde Mein Kampf adlı kitabını yazma imkânı yaratmıştı. Hitler Kasım 1924’de Lansberg Cezaevinden çıktığında büyük bir karar almıştı: Demokrasiyi demokratik yöntemler ile yenecekti. 1929 Yılında Ekonomik Buhranın başlangıcında Hitler de propagandalarını başlatmıştı. NSDAP Düşüncelerini ülkenin dört bir yanına yaymaya başlamışlardı. SA (Sturmabteilung) kuvvetlerini de askeri birlikten propaganda birliklerine çevirmişti. Hitler; siyasi bunalımı, sosyolojik yapıyı ve ekonomik buhranı propagandalarında koz olarak kullanıyor ve halka büyük umutlar vaad ediyordu.

1932 yılında Hitler ve Partisi en büyük zaferi kazandı. 20 Mayıs 1928’de %2,6 oy alan parti 6 Kasım 1932’de %33,1 oy almıştı. Hiç propaganda yapılmayan yerlerde bile oy çoğunluğu kazanmışlardı. 30 Ocak 1933 gününe kadar başbakanlık konusunda büyük mücadele veren Hitler, nihayet Almanya’nın Şansölyesi olarak atanmıştı. Hitler ülkenin tek lideri olabilmek için adım adım ilerliyordu. Milliyetçi koalisyon hükümetinin başındaydı lâkin mecliste çoğunlukta değildiler. Bu da istedikleri yasaları çıkaramamalarına neden oluyordu.

27 Şubat 1933’te Reichstag’da bir yangın çıktı ve Hollandalı bir Komünist olan Van der Lubbe olay yerinin yakınından geçtiği için suçlu bulundu. Bütün komünist ve solcu partiler de bu olaydan sonra kapatıldılar. Üyelerinin büyük bir kısmı da tutuklandı ve bu tutuklamaların sonucunda hapishanelerde yer kalmayınca “toplama kampları” ortaya çıkmaya başladı.

24 Mart 1933’te Kroll Opera Binası’nda meclis ttoplantısı yapıldı. Yapılan toplantıda “Yetki Yasası” yani parlamentonun müdahalesi olmaksızın hükümetin yasa koyabilmesi yasası muhalif vekillerin tehdit edilmesi ile kabul edildi. Artık Hitler ülkeyi “kanun hükmündeki kararnameler” ile yönetmeye başlamıştı.

16 Ekim 1933 tarihinde Almanya silahlanma karşısında önlem alınmadığını bahane göstererek Milletler Cemiyetinden ayrıldı. 2 Ağustos 1934 tarihinde Cumhurbaşkanı Hindenburg öldü. 19 Ağustos 1934 tarihinde de bir referandum yapılarak Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık birleştirildi. Artık Hitler ve yoldaşları ülkenin mutlak iktidarıydılar. Yani Naziler artık ülkeyi tam anlamıyla ele geçirmişlerdi ve ilerleyen yıllarda büyük işlere imza atacaklardı.

Almanya’ya eğitimde, askeride, siyasette, savunmada ve ekonomide büyük reformlar getirip Almanya’yı kısa sürede kalkındıracak ve Alman halkının onurunu zedeleyen Versailles Antlaşmasını yırtarak III. Reich’i oluşturacaklardı. Ancak oluşturdukları bu yeni rejim beraberinde birçok yıkımı da getirecekti. Eylül 1935’te “Nürnberg Yasaları” ilan edildi ve bu yasa ile Yahudiler vatandaşlıklarını kaybettiler. Hatta Aryanlarla evlenmeleri de yasaklandı. Milliyetçi Almanlar örgütlendi ve Yahudilere karşı aşağılayıcı saldırılara imza attılar. Goebbels Almanya Propaganda Bakanı olarak atandı ve Nazi propaganda makinesi oluşturuldu. Öyle propagandalar yapılıyordu ki halk ne olursa olsun Hitler ve hükümetinin yıkılmaz olduğuna gönülden inanıyordu.

Ülkenin bayrağı değiştirilmiş ve simgesi de Svastika olmuştu. 1936 Berlin Olimpiyatları ise dünyayı etkilemek ve ulusal moral sağlamak için tasarlanmıştı. Nazi silahlarından en önemlisi eğitimdi. Öğrenciler Nasyonal Sosyalist ilkelere göre eğitiliyorlardı. Ders kitapları bu ilkeler ışığında yeniden yazılmıştı ve tüm öğretmenler ile öğrenciler her sabah ve her günün sonunda Hitler’e bağlılık yemini ediyorlardı. Fiziksel gelişim için de öğrenciler hafta sonları kampa giderek yol yapımlarında, bina inşaatlarında, tarla ekimi ya da hasatlarında çalışıyorlardı. Hepsi “Hitler Gençliğine” yakışır bir şekilde geliştiriliyorlardı. Sanayi de aynı hızla geliştirilmiş ve silahlanma alanında yeni teknolojiler teşvik edilmişti. İflaslar ve işsizlik giderek azaltılmış ve etkileyici otoyollar inşa edilmişti. Yaşam standartlarının gelişmesi amacıyla Volkswagen (Halk Arabası) üretimi teşvik edildi. Ferdinand Porsche tarafından yapılan ve dünya çapında ilgi çeken “tosbağa” olarak bilinen tasarıma son şeklini veren de Hitler oldu. Silah üretimi de giderek arttı. Anlaşmalar gereği silah üretilemediğinden dolayı silah üretimi gizli bir şekilde yer altında yapıldı. Alman subayları yasak silahlarla deneme yapmak üzere Rusya’ya gönderildi. Bu ortamda gelişen Nazi idealleri bütün Almanya’yı kısa sürede etkisi altına almayı başardı. Davulun sesi yavaş yavaş duyulmaya başlıyor ve yeni bir savaşın çanları çalıyordu.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
8.8399
8.8240
EUR
EUR
10.3712
10.3526
GBP
GBP
12.1346
12.0717
CHF
CHF
9.5896
9.5285
SAR
SAR
2.3569
2.3526
JPY
JPY
8.0213
7.9685
RUB
RUB
0.1219
0.1203
CNY
CNY
1.3752
1.3574

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency