Skip to content
nuri-bilge-ceylan-cannes-film-festivali

Nuri Bilge Ceylan Filmlerinin Yapı ve Üslup Açılarından İncelemesi

Nuri Bilge Ceylan gerek Türkiye’de gerekse dünya çapında sinema çevrelerinin yakından takip ettiği yönetmenlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ilginin nedenleri arasında yönetmenin sunduğu içeriğin evrensel dili olabildiği gibi bunda sanatın evrenselliği de belirleyici olabilmektedir.

Nuri Bilge Ceylan Kimdir?

1959 yılında İstanbul Bakırköy’de doğan Nuri Bilge Ceylan’ın çocukluğu Çanakkale, Yenice’de geçmiştir. Nuri Bilge’nin Anadolu fikri ile tanışması İstanbul Yeşilköy’de Zirai Araştırma Enstitüsü’nde çalışmakta olan Ziraat mühendisi babasının Çanakkale’ye bilinçli bir tayin istemesi sonucu gerçekleşmiştir. Bu taşınma esnasında Nuri Bilge iki yaşındadır ve lise eğitimine kadar orada kalmışlardır. Mayıs Sıkıntısı (1999) filmi Nuri Bilge’nin işte bu çocukluk yıllarının Anadolu’sunun anlatıldığı ilk uzun metraj filmdir. Türkiye’deki siyasi çalkantıların olduğu 1970 ve 1980’li yıllar Nuri Bilge’nin yaşamında eğitimin kesintiye uğradığı yıllar olur. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Kimya, Boğaziçi’nde Elektrik, Mimar Sinan’da Sinema eğitimleri bu sebeple hep kesintiye uğrar. Bu anlamda Anadolu’daki kurumsal kültürle bir bağ kuramamış olduğundan kendi gerçekliğini hep sınır ötesinde arar fakat buralarda da bir türlü mutlu olamadığını fark eder. İngiltere ve Amerika yolculukları ile ne Batı, Nepal yolculuğu ile de Doğu mevcut kültürel sınırlılıklar içerdiğinden Nuri Bilge’nin zihnindeki soyut ve sonsuz vatan ve mekân kavramlarının bir karşılığı olamayacaktır (Ceylan, 2018). Nuri Bilge’nin genelde mekân özelde de Anadolu ile kurduğu ilişki ulus ötesi izler taşır. Onun için vatan daha çok soyut olarak yazar, şair, ressam, müzisyen ve yönetmenler gibi dünyanın uzamsal ve zamansal sınırsızlığı içinde var olmuş insanların yaşadığı bir mekân olarak belirir. Nuri Bilge Ceylan sineması işte bu arayışın izlerini ve duraklarını taşır. Nuri Bilge Ceylan sinemasının mekân ile kurduğu ilişki dikkate alındığında filmlerinde öne çıkan özellikler Anadolu idealizmi (Türk insanını anlatma idealizmi) köylülük taşralılık ve kentlilik üçgeninde incelenebilir.

nuri-bilge-ceylan-filmleri

Filmleri, Anadolu’nun ve İstanbul’un ilginç mekânlarında çekilmiştir. Koza (1995), Kasaba (1997) ve Mayıs Sıkıntısı (1999) Çanakkale’de, Uzak (2002)

Yeni Türk Sineması içinde dünya sineması ile edebiyatını yakından takip eden bir Türk yönetmen olarak Nuri Bilge Ceylan, filmlerinde yerel ile evrenseli buluşturmaktadır. Anadoluluk olgusunu incelediği Bir Zamanlar Anadolu’da filmi gerek Türkiye’de gerekse yurtdışında oldukça ilgi ile karşılanmıştır. Filminde bürokrasi, taşralılık, kadın-erkek ilişkileri, ataerkillik ve atalet fikirlerinin işlendiği gözlenen yönetmenin filmi yurt dışı basınında birçok eleştiri ve haberin konusu olmuştur.

nuri-bilge-ceylan-filmleri-odulleri

Nuri Bilge Ceylan’ın Anadolu’yla ilgili en fazla öne çıkan filmi, insan doğasını anlamaya yönelik eğlenceli ve meraklı bir yolculuk sunan Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) gibi görünmektedir. Ancak kendisi, Mayıs Sıkıntısı (1999) isimli uzun metraj filmi ile yıllar önce Anadolu gerçekliği üzerine eğilmiştir. Babasının Amerika’da eğitim alıp öğrendiği ileri ziraat tekniklerini köyünde uygulamaya çalışması karşısında Anadolu’nun sessizliği, kültürel çoraklığı ve ataleti; bunun yanında yönetmen olma hayalini gerçekleştirmeye çalışan bir gencin (kendisinin) karamsarlığı ile birlikte bu yönetmenin çocukluğunun temsil edildiği anlar filmdeki mekânsal-zamansal gerçekliğin içinde verilmektedir. Kritik (NTV, 1999) Programında Ceylan, Mayıs Sıkıntısı filmi ile ailesini ölümsüzleştirme iddiasının olduğunu belirtmektedir. Geçmişe duyulan özlem, geçmişin elden kayıp gitmesine dur deme, onu belgeleme ve sonsuzlaştırma isteğinin bu filmde ağır bastığı görülmektedir. Buradaki mekân yönetmenin çocukluğu, gençliği ve hayalleri olarak soyut bir karakter taşımakta, gerçeklikle hayali birleştirmektedir. Belirtilen programda Atilla Dorsay ve Alin Taşçıyan belirtilen filmin belgesel özelliği taşısa da bunların da içerdiği bir kurmaca yapı olarak öne çıktığını belirtmektedirler.

Koza (1995), Kasaba (1997) ve sonrasında Uzak (2002)’ta köylülük ve kentliliğin Nuri Bilge Ceylan sinemasındaki gerçekliğin iki ayağını oluşturduğuna tanık olunmaktadır. Daha sonraki filmleri olan İklimler (2006) Üç Maymun (2008), Kış Uykusu (2014) ve son filmi Ahlat Ağacı (2018)’nda da Nuri Bilge, devam eder şekilde kentlilik ile köylülüğün iz düşümünü aramıştır. Nuri Bilge’nin kasabaları işsizlik, kötümserlik, yalnızlık, kimsesizlik, boşluk, hiçlik, yalan ve ölüm fikrinin ağır bastığı bir mekân olarak temsil ediliyorken, köylülük, bilgeliğin, saflığın ve erdemli olmanın, kent ise arada kalmışlık ile yanılsamalarının mekânı olarak temsil edilmektedir. Bazen de kentliliğin içindeki köylülük veya köylülüğün içindeki kentlilik de onun sinemasının bir yansıması durumundadır. Bunun en ileri temsili Kış Uykusu (2014) filmidir. Nuri Bilge sinemasında durum komedisi, mesleki idealizm, değişim, arayış, sürpriz yüzleşmelerin kısmen de olsa var olduğunu söyleyebiliriz.

Yazının 2. kısmını okumak için tıklayınız.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
13.7988
13.7740
EUR
EUR
15.5783
15.5503
GBP
GBP
18.3170
18.2220
CHF
CHF
15.0014
14.9057
SAR
SAR
3.6782
3.6716
JPY
JPY
12.2205
12.1401
RUB
RUB
0.1882
0.1858
CNY
CNY
2.1768
2.1487

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency