Skip to content

“O Gün Aklıma Geldikçe Hala Nasıl Hayatta Olduğumu Düşünüyorum”

alp-kirsan-roportaj-batuhan-yuce-sosyal-cene

Sinema sektöründe oyunculuk ve sunuculuk yapan aynı zamanda manken olan Alp Kırşan yıllardır keskin zekâsı ve mizahi yönüyle Türk izleyicisinin gönlünde taht kuran isimlerden biri. Çocuksu ve eğlenceli karakterinin arkasında hayatını akıllıca yönlendiren ve gerçek huzura ulaşmak için cesur kararlar veren dengeli bir baba var. Sevgi dolu kalbiyle hepimizin sempatisini kazanan Alp Kırşan ile koronavirüs günlerinde uzaktan ama bir o kadar samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

Türkiye çapında tanınan bir isimsiniz. Klasik ‘Kendinizi tanıtın’ sorusuyla başlamak yerine sizinle alakalı pek bilinmeyen bir yönünüzü sormak isterim. Manken, dizi ve sinema oyuncusu özellikleri dışında kimdir Alp Kırşan?

Selam. Alp Kırşan tanıdığım en çalışkan insandır. Her gün kalkar notlarını erkenden alır ve kahvaltısının ardından hiç durmadan işlerine koşturur. Çalışmadığında paslanıyormuş, yaşlanıyormuş hissine kapılır. Yaptığı tek tatil balığa çıkmaktır.

Yapmayı çok isteyip de yapamadığınız bir şey oldu mu?

Yapmak istediğim her şeyi yaptım bugüne kadar. Gözüm çok yükseklerde limitsiz bir adam değilim. Hadsizce, doyumsuzca isteyen arzulayan aç gözlü biri değilim. Elimdekilerle mutlu olmayı bilirim.

Alp Kırşan en çok ne yapmaktan hoşlanır? Sizi bir süreliğine de olsa hayatın sıkıcılığından neler yapmak uzaklaştırır?

Ailemle vakit geçirmek, balık tutmak ve imal etmek en çok sevdiğim şeyler. İmal derken marangoz işleri, sera yapımı ayakkabılık masa sandalye işleri. Elimden geliyor.

TV, telefon ve bilgisayarın olmadığı bir yerde yaşamak zorunda kalsaydınız mesleğiniz ne olurdu? Zamanınızı nasıl geçirirdiniz?

Muhtemelen marangozluk yapardım ya marangozluk ya da balıkçılık olurdu işim. Bol bol balık tutup tekne yapıp ev yapıp vakit geçirirdim diye düşünüyorum.

Elinize tüm dünyanın duyabileceği bir hoparlöre bağlanmış mikrofon verilseydi neler söylemek isterdiniz?

İnsanların doyumsuzluklarından kurtulamadığı sürece dünyanın sonunun çok yakın olduğunu söylemek isterdim. İnsanlar doğayı arsızca katlediyor, doğa da bize hep ders veriyor ama böyle giderse gün gelecek ve doğa yumruğunu masaya vuracak ve her şey için çok geçmiş olacak. Doğanın varlığını hiçe saymak nankörlüktür.

Bugüne kadar aldığınız en büyük risk neydi?

En büyük risk ölümcüldü. Dominik’te 6 saat tamamen güvenlikten uzak deniz seyri yapıp balık tutup geri dönmekti. O günü düşündükçe hala nasıl hayattayım diye düşünüyorum.

2000 yılında Best Model Of Turkey yarışmasında birinci, Best Model Of World yarışmasında üçüncü olmuştunuz. Yarışmadan beklentileriniz nelerdi ve bu beklentileri karşıladığınızı düşünüyor musunuz?

Yarışma büyük bir kapının aralanmasını sağladı. Ben omuz attım kapı açıldı ve hayatımın rotası çizildi. Çok faydalı yarışma, birçok ünlü o yarışmadan çıktı.

Çekimler esnasında en keyif aldığınız en çok eğlendiğiniz film ya da dizi seti hangisiydi? Bu anlardan minik bir anınızı paylaşır mısınız?

Yetenek sizsiniz benim en iyi dönemimdi. Orda yaşadıklarım inanılmazdı ve çok keyifli idi. Her hafta bir dobermanla sahnede baş başa kalmam bu işin rutini olmuştu.

Bir filmi izlerken kendinize atıfta bulunduğunuz oldu mu? Yani ‘Bu inanılmaz resmen beni anlatmış’ dediğiniz bir karakter var mı?

Hiç öyle bir karakter olmadı maalesef.

Birçok konuda yetenekli olduğunuzu biliyoruz. Peki, ne yaparsanız yapın üstesinden gelemediğiniz neler var? Asla beceremem dediğiniz ne var?

Asla beceremem dediğim hiçbir şey yok. Bir insan bir şeyi yapabiliyorsa bende az buçuk yapabilirim derim ve öylede olur. Marangoza kızdığım için marangoz oldum örneğin. Yaşına göre benim kadar çok şey yapmış insan tanımıyorum mesela.

Türk gelenekleri arasında size en komik gelen ve en anlamsız bulduklarınız nelerdir?

En anlamsız bulduğum kız kaçırma.

Size sadece tek bir güne geri dönme fırsatı verilseydi hayatınızda hangi günü seçerdiniz? Ve neyi değiştirmek isterdiniz?

Hayatta hiç pişmanlığım olmadı o yüzden geçmişten bir güne dönme fikri hiç benlik değil. Ama illa dön dersen baba olup bebekleri ilk kucağıma aldığım günler inanılmazdı.

Çok eğlenceli bir yapınız var. Bu karakterinizden dolayı insanlar size saka yaparken ölçüyü kaçırıyorlar mı? Mesela sizi öfkelendiren bir saka yapıldı mı hiç?

Şaka yapmak zekâ işidir. Zeki insanlar komiktir, örneğin Cem Yılmaz. Ama kendini cem yılmaz kadar komik sanan insanlar çok, yaptıkları şakalar bedende kalıcı hasar bırakıyor, gün içinde oluyor bu tip şakacılar ama hayatın tadı tuzu işte deyip geçiyorum.

Sunuculuk kariyerinizde Yetenek Sizsiniz, Survivor gibi başarılı programlara imza attınız. Acun Medyadan neden ayrıldınız? Pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Acun medyadan ailem için ayrıldım, pişman değilim olmam da. Her yıl 5 ay ailemden uzak kalmak, para için, hiç bana göre değil. Acun medyayla aram kötü değil gün gelir yeniden çalışırız zaten.

Kısa ve uzun vadede ne gibi hedefleriniz var?

Kısa vadede ki hedefim yine büyük bir balık yakalamak. Uzun vadede aslanlar gibi iki evlat yetiştirmek.

Baba olmanızın getirdiği sorumluluklar geleceğinizi tasarlarken sizi olduğunuzdan daha tedirgin bir adam yaptı mı?

Ben bunu çok önceden tasarladım zaten, başıma geldiğinde hazırdım yani. Beklenmedik bir olay kolay kolay başıma gelmez.

Hayatınızın rutinleri nelerdir? Mesela sıradan bir günü geçirirken sürekli tekrara düştüğünüz neler var? Veya hayatınız boyunca tekrarlamaktan bıkmadığınız bir şeyler var mı?

Her günüm farklı geçer o yüzden bir rutinim yok ki sıkılayım. Sıkılacağımı anladığım an yeni bir iş açarım başıma mesela karantina günlerinde minibüsümü karavana çeviriyorum.

Karantina sürecini ailenizle mi geçiriyorsunuz? Bu süreç sizi nasıl etkiledi?

Karantinada evdeyiz haliyle ailecek, çocuklarla oyunlar marangoz işleri yemek tarifleri, seradaki bitkiler… İş çok, isteyene :) Evde eksik bir şey kalmadı mesela, hep istediğim şeyleri karantinada tamamladım, avantaja çevirdim.

Karantina süreci en çok nelerin kıymetini anlamanızı sağladı?

Yediğimiz yemekten oturduğumuz koltuğa kadar hepsinin kıymetini arttırarak çoğalttı karantina. Çocuklarla daha fazla vakit geçirme, eşinle ortak iş güç yapmak kenetledi bizi, sevginin kıymetini daha da çok anlamamızı sağladı.

Bu samimi röportaj için hem şahsım adına hem de İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa TBMYO Radyo ve Televizyon Teknolojileri bölümü öğrencileri adına teşekkür ederim.

Ben de teşekkür ederim.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.