Skip to content

Ölüm Üstüne

Şunu öğrendim ki yaş ilerledikçe insanın içinde ölüm korkusu daha şiddetli bir hal alıyor. Öyle gün içerisinde yaşadığın kısa süreli korkular gibi değil ondan bahsetmiyorum. Kedi, köpek, akrep vs fobisi gibi de değil. Onlarla bir şekilde başa çıkarsın. Çok zorda kalırsan şayet içinin dehlizlerinde bağlı olan deli cesareti dediğimiz o duyguyla üzerine yürür, alt edebilirsin karşında o an sana endişe veren ne varsa. Gün içerisinde mütemadiyen yoklayan ölüm korkusunun üstesinden gelmenin sıraladığım korkulara nazaran oldukça zor olduğunu söylesem yanlış olmaz herhalde. Düşüncelerinin dağılması için aklını başka şeylerle meşgul etsen de zihninin içerisine bir kere bulaştığından ötürü onu görmemezlikten gelmek adına yaptığın her eylem, korkunun, zihnin içerisinde daha çok yayılmasına vesile olacaktır. Beyhude çaba…

İçinde bulunduğun korku, dünya malına tamah ettiğinden, dünya hayatına ram ettiğinden veyahut bu şatafattan vazgeçemediğin için değil. Hayat akıp giderken yapmak istediğin birçok şey için aslında çok fazla vaktinin olmadığı gerçeği yüzünden. Eğer güzel bir aşk yaşamadıysan o ana kadar bir daha yaşamayacak olduğun için bu korku. Çekingen bir kişilik yapısına sahipsen duygularını öyle rahatça dışavuramazsın. Sevsen belli edemez, dile indirgeyip onu söylemezsin. Kızsan gösteremez, masaya yumruğunu vuramazsın. Bu deneyimlerin, o an insanda bıraktığı duyguyla tanışamayacak olduğundan. Hatta sonsuza dek o duygudan mahrum kalacağın için. Okunacak tonlarca kitap varken henüz daha yarısını bile okuyamadan, dinlenecek onca şarkıya kulak verip hislenmeden, sergilenen tiyatro oyunlarını o kırmızı koltuklarda yayılarak seyredemeden, aklındaki sorulara cevap bulamadan el etek çekip bu hayata göz yumacağın içindir korkunun seni istila etme sebebi.

Goethe’nin de bir eserinde söylediği gibi: “Dünya hassas kalpliler için cehennemdir.” Hassas kalpliysen eğer, bu aşağılık çağda sürekli ezildiğinden ve vicdanınla etkileşim halinde olup günleri kovalayıp gecelere kucak açarken aslında hakkıyla yaşayamadığın düşüncesiyle sürekli baş başa kalacağın için. Yaşamak nedir? Sorusunu bir kez kendine sorup ve cevap aramamış insanlar, ölümü akıllarına getirmekten kaçındığından dolayı, yaşamın şifrelerini çözenler, bundan sonraki saatlerini yaşamına çekidüzen vererek geçirirler ve nicelikten ziyade niteliğin peşine düştüklerinden ömür denilen sürenin onlara kısa geldiğiyle dertlenirler. Ötekilerin böyle bir dertleri yoktur oysaki.

Aslında ölümden ziyade, belirsizliğin yarattığı gerilimdir insana endişe duyuran. İnsan doğduğu an bilse dünyada ne kadar ömürle sınırlandırıldığını ona göre yaşar ve vakti dolduğunda sonsuzluğun o derin boşluğuna kendisini bırakır. Nitekim kurallar öyle değil.

Sen bir deniz kenarında oturup bir şeyler uğruna hayıflanırken zaman, yağız atlar misali dörtnala koşmaya devam ediyor. Açılan mesafe bir süre sonra kapanmayacak raddeye ulaştığında bu sefer sen yine aynı deniz kenarındaki aynı banka oturup ne yapacağım diye düşünüyorsun. Bir köşebaşından her şeyden vazgeçmiş bir halde bulurken kendini, bir de o hale düştüğün için acıyorsun kendine.

Ben yaşamımda çok planlıyım, her şeyim tertip düzen içerisinde, adımlarımı dahi hazırladığım çizelgelere göre atarım desen de fani hayatta birçok şeyi yetiştiremeyeceğin gerçeğini değiştirmeye gücünün yetmeyeceğini göreceksin planlarının. Zira hayat senin planlarının doğrultusunda değil tamamen kendi planlarına göre şekillenip çağlayan sular misali akıp gidiyor.

Zamanla atbaşı gitmek için çaba sarf edenlerin de yolda kaldığını gördüğümden beri, her şeyden elimi ayağımı çekip, düşünmek dahi istemediğim gerçeğiyle karşılaşıyorum. Tabii bir kere düşünmek hastalığına yakalanmış insanın bundan kurtulamayacak olması ayrı trajedi.

Oysa ne kadar çok isterdim, suya sabuna dokunmadan bir kenarda oturup, kayıtsız şartsız düşünmeden, sorgulamadan, sorulara cevap aramadan yaşamayı. Son zamanlar haddinden fazla içimi sıkıştıran ve beni huzursuzluğun kollarında boğmayı amaç edinen bir düzine düşünceden kurtulmuş olurdum. Öyle bir zihnin için, ölüm nedir ki, cehennem bile o insan için kötü değildir.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
18.6475
18.6140
EUR
EUR
19.3464
19.3116
GBP
GBP
22.4449
22.3285
CHF
CHF
19.6888
19.5632
SAR
SAR
4.9611
4.9522
JPY
JPY
13.5278
13.4388
RUB
RUB
0.3073
0.3033
CNY
CNY
2.6163
2.5825

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2022 | Melon Adworks Creative Agency