Skip to content

Oyuncu Melih Selçuk: “Tek Başıma Vakit Geçirmeyi Seviyorum”

melih-selcuk-roportaj

Süt, Kasaba, Adını Feriha Koydum ve Pis Yedili gibi başarılı sinema ve TV yapımlarında gösterdiği üstün oyunculuk performansı ile adından sıkça söz ettiren Melih Selçuk ile oyunculuk kariyeri ve hayatı üzerine samimi bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sektöre giriş hikayeniz çok ilginç. Üniversite eğitiminiz sırasında okul kantinine asılan bir oyuncu seçmeleri afişine yaptığınız başvuru sonucunda Semih Kaplanoğlu’nun ‘Süt’ filmine başrol olarak seçilmişsiniz. İlk başvurunuzda başrol karakteri olarak seçilmek sizce şans mıydı? Oyuncu olmak gibi bir hayaliniz var mıydı?

Yoktu. Kamera arkasını görür bir şeyler öğrenirim diye başvurmuştum aslında. Kısmen şans diyebilirim. Zaten tecrübesiz bir oyuncu aradıkları için şansım yaver gitmiş. Onun dışında tabii ki hemen seçilmedim. Deneme çekimleri yaptık. Onlar da şansın dışındaki faktörler diyelim.

Şimdi o güne geri dönüp baktığınızda iyi ki o başvuruyu yapmışım diyor musunuz? Dizi film sektörü hayattaki beklentilerinizi karşılıyor mu? Oyuncu olmaktan yana hiç pişmanlık yaşadınız mı?

Pişman ettirecek seviyelere geliyor tabii. Çekim sürelerinin uzunluğu, başladığınız bir dizinin 1 bölüm mü 300 bölüm mü süreceği gibi belirsizlikler, set şartları, aylarca emek verdiğiniz bir projenin 1 hafta içinde yayından kaldırılabilmesi ihtimali gibi genelde insanların pek düşünmediği olumsuzlukları var. Tercih meselesine gelince, ilk oyunculuk başvurumu yaptığım hafta bilindik bir kozmetik markasına da staj için başvurmuştum. Film şirketinden olumlu onlardan olumsuz cevap aldım. Doğal olarak istendiğiniz yere gidersiniz. Bende de öyle oldu. Pişman ettirecek durumlar olsa da pişman değilim. Yönetmenlik yolunda aldığım mantıklı bir karardı oyunculuğa devam etmek.

Asıl hedefinizin yönetmenlik koltuğuna oturmak olduğunu söylemiştiniz? Neden yönetmek olmak istiyorsunuz? Bu hedefi belirlemenizde etken olan duygu ve durumlardan bahseder misiniz?

Bunun bir nedeni yok. Bir insan neden müzik yapmak istiyorsa, neden resim yapmak istiyorsa o yüzden. Sanatsal bir iç güdü bu. Sinema neredeyse tüm sanatları içinde barındıran bir şey. Olayları, durumları, duyguları böyle bir sanatla anlatmak hep büyüleyici geldi bana. Hala da öyle.

Bir röportajınızda otobiyografinizi yazdığınızdan ve hayatınızı filme almak istediğinizden bahsetmiştiniz. Bu hedefinizi gerçekleştirmek için hangi şartların oluşmasını bekliyorsunuz?

Tam otobiyografi değil. Kendi hayatımdan, evrensel sorunların içinde olan kısımları da ihtiva eden bölümlerin eklemlendiği bir hikayeydi. Sonradan çok değişti ben büyüdükçe. Son hali duruyor şu an. İlk zamanlarda kendi gelişimimi bekliyordum. Kendimi geliştirmedikçe film çekmek istemedim. Şimdi de zorluklarla uğraşıyorum. Film çekmek çok pahalı bir iş. Projeniz için fon bulma mücadelesi yıllar sürebiliyor. Bir çok yönetmen arkadaşım 5-6 yıl boyunca projelerini film haline getirebilmek için uğraştığını biliyorum. Şimdilik deneysel bir kısa film çektim. İkinci kısa filmime hazırlanırken koronavirüs çıktı. O nedenle beklemedeyim. Normalleşme süreci biterse ikinci kısa filmimi çekmeyi planlıyorum.

Bugüne kadar çalıştığınız projeler arasında sizin için unutulmaz olan hangisiydi? O dizi-film projesini veya set ortamını sizin için unutulmaz yapan detayları paylaşır mısınız?

İlk filmim olan Süt, ilk tecrübem olduğu için bendeki yeri tabii ki ayrıdır. Adını Feriha Koydum da ilk uzun süren dizim olduğu için özeldir. Oradan güzel dostluklar edinip setinde çok şey öğrendim.

Rol aldığınız dizi-film projelerinde verilmek istenen mesajların karakteriniz ve düşünceleriniz ile çakıştığı oldu mu? Senaryoda yazan role girmek istemediğiniz veya verilmek istenen mesajları reddettiğiniz anlar yaşadınız mı?

melih-selcuk-oyuncu-sut-adini-feriha-koydum

Olmaz olur mu… Her oyuncu için çok sık olan bir şey bu. Oyuncu her rolü oynamalı diye kalıplaşmış bir şey var ama bu çok dar bir bakış açısından çıkan bir sav. Mesela rol tacizi meşrulaştıran bir metne sahipse ne yapacağız? Bir oyuncu bir tacizciyi oynayabilir ama bir oyuncu tacizi meşrulaştıran bir rolü reddedebilmeli. Irkçı birini oynayabilirim ama ırkçılığı yücelten bir rolü oynamama hakkım vardır. Şansıma bugüne kadar böyle bir rol çıkmadı. Ufak tefek sorunlar olduysa da düzeltmişizdir.

Oyuncu Melih Selçuk, Semih Kaplanoğlu’nun yönettiği “Süt” filmindeki rolüyle İspanya’nın güneyindeki Endülüs bölgesindeki Granada kentinde düzenlenen uluslararası film festivalinde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandı.

Yeni bir proje için rol teklif edildiğinde canlandıracağınız karakter için ön hazırlık yapıyor musunuz? Mesela Adını Feriha Koydum adlı dizide canlandırdığınız sorunlu abi tiplemesi için araştırma yapmanız gerekti mi yoksa içgüdüsel olarak mı hareket ediyorsunuz?

Rolün gereksinimine göre değişen bir şey bu. Mesela komedi, kalıp seven bir tür değil, daha elastik olmalısınız. Çalışmak rolün doğallığını azaltabilir bile. Bazı rollerde iç güdüyle oynuyorum bu yüzden. Bazısı için de araştırma, okuma ve izleme yapıyorum. Teknik konular da zaten mecburen oluyor. Karakter kullandığı için motor kursuna gitme, Magirus minibüs kullanmayı öğrenme gibi şeyleri yapıyor insan gerektikçe.

Bugüne kadar canlandırdığınız bir karakterle benzer özellikler taşıdığınız oldu mu? Yakından bağ kurduğunuz bir karakter mesela?

Süt’teki Yusuf şiir yazıp bunları yayınlatmaya çalışan biriydi. Ben de sinema yapma hayalleri kurduğum için onu çok iyi anlıyordum. Hala kendime en yakın bulduğum karakter odur.

Kısa vadede bir projede yer alacak mısınız? Salgın sona erdikten sonraki planınız belli mi?

Aslında geçen sene çekmemize rağmen hala ortaya çıkmayan bir filmimiz var; Okul Tıraşı. Sert bir film ama tam festival süreçlerine başlayacakken koronavirüs çıktı ve beklemedeyiz. Onun dışında yakında bir sinema filmi daha var ona hazırlıklar yavaştan başlıyor. Ayrıca kısa filmim çekime hazırdı. Ertelemek zorunda kaldık. Büyük ihtimalle sonbaharda onu çekeceğim.

Melih Selçuk’un set dışında bir günü nasıl geçer? Günlük rutinleriniz nelerdir?

Evde geçer genelde. Tembel olmadığım dönemlerde spor yaparım. Bilgisayar oyunu oynarım. Film arşivim sağlamdır. Bol bol film izlerim. Tek başına vakit geçirmeyi seviyorum. Açıkçası tercihen asosyalim sanırım.

Koronavirüs salgını süreci sizi etkiledi mi? Bu süreci nasıl değerlendirdiniz? En çok neleri özlediniz ve nelerin kıymetini anladınız?

Ekmek, poğaça ve börek yapmayı öğrendim 😊 Ben zaten hayatının büyük kısmını evde geçiren biri olarak çok bunalmadım. Tek başına kalabilmenin bir meziyet olduğunu düşünmeye başladım. Bazı oyuncu arkadaşlarım çok bunaldı çünkü. Onlara da şimdi siz benim gibi yaşamayı öğreniyorsunuz dedim hatta 😊 Tabii ki görüntülü konuşmalarda oldu bu. Sosyal mesafeye dikkat ettik.

Oyuncu olmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Hayal kurduklarında gözlerinde canlanan şey ünlülük ise şimdiden vazgeçsinler.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.