Skip to content
thomas-hobbes-sosyal-cene-omer-taha-karabulut

Realist Bir Perspektif: Güvenlik Kavramı ve Kalıcı Barış

“Güvenlik” kavramı, bir devleti devlet yapan ve yine o devletin uluslararası “anarşik” ortamda var olup yaşamasını, devam etmesini sağlayan önemli bir dinamiktir. Farklı teoriler ve farklı ekoller tarafından ele alınan bu konu, devlet bazında ince elenip sık dokunmalıdır. Çünkü yine bir devleti devlet yapan gerek uluslararası camiada gerekse sahip olduğu topraklarda, kendisinin ve milletinin güvenliğini sağlayabilme kudretidir.

Uluslararası “Anarşik” Sistemde Hayatta Kalmaya Çalışan Devlet

İlk olarak realizmin öncülerinden olan Thomas Hobbes’un kaleme aldığı “Leviathan” (Canavar) isimli eserinde yazılı olarak şahit olduğumuz güvenlik dinamiği, devlet mekanizmasının uluslararası sistemin anarşik düzleminde hayatta kalması için realistlere göre gücünü kullanması, liberaller ve diğer eleştirel teorilere göre ise iş birliği ile halledilebilecek bir meseledir. Devletin bu anarşik arenada hayatta kalabilmesi ve meşru gücünü ilelebet sürdürebilmesi için askeri ve politik güce sahip olması gerekmektedir. Hatta askeri güce ek olarak nükleer başlıkların kullanılması bu camiada büyük ses getiren bir olay olarak gözler önüne sunulmuştur. Örnek vermemiz gerekirse; İran İslam Cumhuriyeti’nin sahip olduğunu iddia ettiği ve bu sebepten mütevellit kendisine ekonomik yaptırım uygulayan Amerika Birleşik Devletleri, her ne kadar İran’ın ekonomik olarak müşkül duruma düşürmeye çalışıp başarmışsa da Ortadoğu coğrafyası için İran hala devam eden askeri bir güç ve büyük bir tehdittir.

Devletlerin birbirlerine karşı hegemon olması için giriştiği hamleler, birbirlerinin güvenliğine karşı ses getiren olaylardan ve akımlardan oluşmaktadır. Hegemon olmayan yahut kendi hegemon düzenini sürekli devam ettirmek isteyen bir ülke, kendisine yapılan güç gösterisine misilleme olarak yine o ülkeye karşı kendi gücünü göstermektedir. Buna güzel bir örnek verecek olursak zamanında Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan Kardak Krizi, bu süreci gözler önüne sunmuştur. Güç gösterisinden de öteye giden bu kargaşada iki devlet, birbirlerine karşı göstermiş oldukları meşruiyetlerin, savunmuş ve askeri güç kullanmıştır.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Oturumu

“Eşitsiz Bir Güvenlik Arayışı”

Latincedeki “securitas” kelimesinden türeyen güvenlik kavramı, maalesef birtakım uluslararası örgütler, kurum veya kuruluşlar tarafından büyük derecede sağlanamamaktadır. II. Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından kendi hegemonyalarını devam ettirme güdüsüne sahip olan Birleşmiş Milletler’in sadece gösteriş amaçlı kurulduğuna inanmak, bu süre zarfı içerisinde yaşanan eşitsizlik, adaletsizlik ile eşdeğerdir. Çok kutuplu sistemin bir ürünü olan ve sadece beş tane üye ülkeye (ABD, Rusya, Çin, Fransa, Birleşik Krallık) spesifik haklar tanıyan bu kurum (BM Güvenlik konseyi) tamamıyla irrasyonel ve yanlıdır.

Uluslararası sistemin başında tek bir meşru güç olamayacağı gerçeğini göz önüne alırsak ABD ve SSCB’nin yaşadığı nükleer füze başlığı krizinde Türkiye ve Küba’nın bu kriz süresince resmen kukla olarak oynatılması, bu görüşü desteklemektedir. Devletin güvenliğini sözde siyasi kurumlar sağlamaktadır. Bu kurumlar diğerleri ile diplomatik ilişki içerisine girer ve var olan sorunları yine bu diplomasiyle çözerler. Fakat diplomasi ve siyasetin en nihayetinde işlevini yitirdiği konusunu hesap edemezler.

Çünkü liberaller ve diğer eleştirel teorilere göre böyle olan ve devam eden sistem sayesinde bu dünya barışı ilelebet devam edecektir. Bu düşüncelerin bir balon edasıyla söndüğünü I. Dünya Savaşı ve onu izleyen II. Dünya Savaşı’nda görmekteyiz. Hatta ve hatta Adolf Hitler’in Benelüks’e saldırması sonucu o dönemin Birleşik Krallık başbakanı olan Neville Chamberlain’in göstermiş olduğu başarısız “barışçıl ve liberal tutum” ve daha sonra Winston Churchill’in başa gelmesi ile başarılı bir şekilde değişen “realist” denge, aradaki askeri ve diplomatik farkı ortaya koymaktadır.

Adolf Hitler Savaş Planı Yaparken

Velhasılıkelam güvenlik dinamiği bir devletin bel kemiğidir. Devlet bu bel kemiğini sağlam tutabilmek için birtakım askerî güçlenmeye ve düzenlenmeye gitmek zorundadır. Siyasetin ve diplomasinin sadece belirli bir yere kadar işe yarayacağını anlayan devlet, uluslararası anarşik düzeyde güçlü bir konum elde edecektir.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
9.2159
9.1993
EUR
EUR
10.6978
10.6785
GBP
GBP
12.6729
12.6071
CHF
CHF
10.0033
9.9394
SAR
SAR
2.4571
2.4526
JPY
JPY
8.0861
8.0330
RUB
RUB
0.1301
0.1284
CNY
CNY
1.4410
1.4224

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency