Skip to content

Salgın Filmlerinin İzlenme Oranları Artıyor!

İçerisinde bulunduğumuz salgın sürecinde daha önce hiç tercih etmediğim salgın ya da kıyamet günü temalı 3 tane film dizi izlediğimi fark ettim. Bu süreç içerisinde yapılan araştırmalara da bakarsak sosyal kaos, olağan düzenin çökmesi, salgın, savaş ve kıyamet günü temalı filmlerin izlenme oranlarının arttığını gözlemleyebiliriz. Peki kaygılı olduğumuz dönemde bizi daha da kaygılandıracağından emin olduğumuz içerikteki filmler ve dizileri neden tercih ediyoruz?

Bu tür içerikli diziler ve filmleri ele alalım. “The Rain’’ isimli dizide dünya genelinde yağan bir yağmur sonucunda insanlara virüs bulaşıyor ve dizi karakterlerin virüsle yaptıkları mücadeleleri konu alıyor.

Bir diğer örnek ‘’Contagion’’ filmidir. Filmde aynı bizdeki gibi bir salgın ele alınmıştır. Filmde şu an gördüğümüz panik hali, karantina, aşı gibi tanıdık olaylara (şu an içinde bulunduğumuz durumun benzer bir senaryosuna) rastlıyoruz.

Bu iki filmin ortak noktasına baktığımızda ise ikisinde de birlik ve beraberlik, mücadele etme ruhunun mükemmel bir şekilde işlendiğini görürüz.

Bu tür filmlerin bize faydaları ne oluyor? Niye bu filmleri izleme ihtiyacı duyuyoruz?

Sıkça karşılaşmadığımız bu olağanüstü durumların bir dış göz olarak gelişme-sonuç açısından zihnimizde canlanmasını sağlıyoruz. Yani bilmediğimiz bir olaya bizi tanıklık ettirerek o olay hakkında bizi fikir sahibi yapmış oluyor. Ve potansiyel bir olayda korku, panik ve mücadele gibi duyguları nasıl yöneteceğimizi görmüş oluyoruz. Bir nevi bir ön izleme gibi düşünebiliriz ya da pratiğini yaptığımız bir ders… Filmin yarattığı kontrol hissi ise bizim kaygılarımızın azalmasına yarıyor.

FİLMLERİN ALTINDA YATAN GİZEM!

İzlediğimiz filmler aslında sandığımız kadar masum değil. Çünkü filmler duygu aşılama aracı olarak kullanılıyor. Araştırmacı Colton Scrivner “Eğer iyi bir filmse sizi içine çeker ve olayları karakterin gözünden görmeye başlarsınız. Sonunda farkında olmadan benzer bir olayla karşı karşıya kaldığınızda daha önceden izleyerek prova yaptığınız için hazırlıklı olursunuz.’’ diyerek bize durumu çok güzel özetliyor. Yani çok fazla korkusu olan bir insanın korku filmi izlemesi gayet normaldir. Çünkü korkusu hakkında bilgi sahibi olur; onunla nasıl mücadele edileceğini, sonucunda olacak şeyleri görür. Bunun sonucunda endişesinin azaldığını gözlemler. Bunun sebebi sonunu bilmediğimiz şeylerin bizi her zaman sonunu bildiğimiz şeylerden daha çok kaygılandırmasıdır.

Bu tür felaket senaryolu filmleri izlemek kendi felaket senaryomuz için bize umut ve cesaret verir. Dikkatinizi çekerse bu tür içerikli filmlerin sonları her zaman insanoğlunun zaferiyle sonlanır. Yani her zaman mutlu son vardır. Bunun sebebini hiç düşündünüz mü? Salgın ya da felaketlerden sonra kişide anksiyete, stres bozukluğu gibi rahatsızlıkların kazanılması muhtemeldir. Fakat genelde bu kısım filmlere ya da dizilere konu olmaz. Bunun sebebi ise kişide bu olağanüstü olayı atlattıktan sonra hiçbir olumsuz etkisinin kalmadığını göstermektir. Her şeyin eskisi gibi devam edeceğinin mesajıdır. Böylece insanlar bu süreç bittiğinde her şeyin normale döneceğine inanırlar.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency