Skip to content

Seyda Keser: “Tuttuğumu Koparmadan Bırakmam”

seyda-keser-boksor-sporcu-milli-almanya-sosyal-cene

Amatör Türkiye şampiyonlukları ile adından sıkça söz ettiren milli boksör Seyda Keser 23 Aralık 2017 yılından itibaren profesyonel olarak çıktığı ilk 6 maçta 4’ü nakavt olmakla beraber 6 galibiyet elde etmiştir. İstanbul’da Kick Boks ile spor hayatına başlayan Keser daha sonra boksörlüğe geçiş yapmıştır. Amatörde 7 kez Türkiye şampiyonluğu elde eden Seyda Keser ile mesleği olan boksörlük üzerine söyleşi yaptık.

Kendinizden bahsedecek olursanız ön plana çıkan özellikleriniz nelerdir?

Düzenli ve disiplinli bir insanım. Bu özellikler benim hem günlük hayatımda hem mesleki hayatımda zamanımı kullanmam için rahatlık sağlıyor ve istikrarlı olmama olanak sağlıyor. Bunların yanı sıra inatçı bir insanım. Bu da tuttuğumu koparmadan bırakmıyorum demektir.

Bu mesleği tercih etmenizdeki en büyük etken nedir?

Boksörlük görsel olarak beğendiğim bir spor dalıdır. İyi bir boksör olabilmek için yetenekli olmanız gerek. Ben bu yeteneği kendimde gördüm. Ayrıca bu mesleğin olimpik bir spor dalı olması ülkemizi dünya çapında tanıtmam için önemli bir araçtı.

Bu mesleği seçerken kendinizden ödün vermeniz gerekti mi?

Elbette. Ben bu mesleği seçmeden önce 2-3 yıl kick boks yaptım. Oradan buraya gelmek benim iç hayli zor oldu. Bokstan önce çalışma salonum ile evim arasında 10 dakikalık mesafe vardı. Boksörlüğe karar verdikten sonra çalışabilmek için her gün 4 saatlik yolu gidip gelmem gerekti.

Peki mesleğinizin avantajları veya dezavantajları nelerdir?

Hiç dezavantajı olmadı şu ana kadar ama avantajları tabi ki de var; öncelikle olimpik olduğu için tanınmamı sağladı, insanların gözündeki saygınlığım arttı ve maddi özgürlüğümü elime almama imkân verdi.

Mesleğiniz günlük hayatınıza nasıl yansıyor?

Günlük hayata çok olumlu etkileri var; hislerle ve algılarla alakalı bir meslek. El-ayak koordinasyonun yüksek olması gerek çünkü ringdeyken rakibinizin atağını saliselik kararlarla karşılarsınız ve ona göre atak yaparsınız. Bu nedenle günlük hayatınızda kararlar vermenizde çok etkili oluyor. Ayrıca bir spor dalı olduğu için fiziksel olarak her zaman iyi konumda olursunuz.

Fiziksel olarak dinç kalabilmek için nelere dikkat ediyorsunuz?

Öncelikle beslenmeme dikkat ediyorum çünkü sıklet oyuncusu olduğum için 90 kilo 100 gr. gelmemem gerek. Bu durum yeri geldiğinde maç için 10 kilo vermemi gerektiriyor.

Profesyonel olarak çıktığınız 6 maçı 4’ü nakavt olmakla beraber kazandınız. Bunun hakkında ne söylemek istersiniz?

Diğer 2 maçı da nakavtla kazanmak isterdim.

En zorlandığınız maç hangisiydi?

Amatör olarak çıktığım olimpiyat Rize maçıydı. 2-1 kaybetmiştim ve o maç olimpiyat hayallerimin yıkıldığı maçtı.

İdolünüz var mı?

David Haye, Floyd MyWeather ve Canole Alverez.

Hedefiniz nedir?

Şu an içinde bulunduğumuz durumu atlatıp antrenmanlara başlayıp birkaç maç sonra Avrupa şampiyonluk kemerini o da olmazsa Akdeniz şampiyonluk kemerini takmak istiyorum. Direkt şampiyonluk kemeri için dövüşmek benim için mantıksız olur. Ben merdivenleri basamak basamak çıkıp sonra en yükseğe ulaşmak istiyorum.

Boksörlüğü gelecek nesillere önerir misiniz?

Boksörlüğü sadece gelecek nesillere değil yaşlılara da öneririm. Biraz önce söylediğim gibi bu meslek hem zihinsel olarak hem de fiziksel olarak sizi dik tutar.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

1 Yorum

  1. Çok güzel röportaj olmuş elinize sağlık.


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.