Skip to content
sosyal-cene-ahmet-kutay-ulus-siber-zorbalik

Siber Virüs

Günümüzde karşımıza sıkça çıkan siber kelimesinin anlamı, internet ortamı demektir. Çağımızın değişik bir virüsü olan zorbalık ise günlük hayatta insanlara karşı yapılan hakaret, küfür, saygısızlık ve fiziki şiddet gibi olayları kapsamaktadır. Zorbalığın internet veya dijital ortamındaki hâline ise siber zorbalık denmektedir. Siber zorbalık, günümüzde siber ortamın kontrol altına alınamaması ve internetin insanlar tarafından bilinçsizce kullanılması ile oluşmakta olan en büyük toplumsal zararlardan bir tanesidir.

Siber zorbalığa neler girmektedir ve kimler buna maruz kalmakta?

İnsanlar, doğaları gereği her şeyin içine bir olumsuzluk sokmaktadır ve bu olumsuzluklar bir veba gibi internet ortamında yayılmaktadır. İnternet üzerinden soygun yapmak, insanları dolandırmak, tehdit etmek, algı operasyonları yapmak vb. unsurlar siber zorbalığın en uç örneklerine girmektedirler. Siber zorbalığın ufak sayılabilecek unsurlarında ise küfür, hakaret vb. şeyler yer almaktadır lakin ufak deyip geçmemeli ve bu durumların büyük psikolojik sorunlara sebep olacağını unutmamalıyız. Siber zorbalığın sadece gençlerin arasında olduğu konusunda bir inanış var lakin elde edilen veriler neticesinde anlıyoruz ki bu durum her yaştan ve her kesimden bireyin başına gelebilmektedir. Önemli olan, siber zorba olabileceğimizin veya siber zorbalığa uğrayabileceğimizin farkına varmak ve eğer siber zorbalığa uğruyorsak korkmamamızdır. We Are Social’ın 2020 yılı 2. çeyrek istatistik raporlarına göre dünya nüfusunun %59’u (4.57 milyar insan) internet kullanıcısıdır ve yapılan araştırmalara göre internet kullanıcılarının %50’si ya siber zorbalığa maruz kalmaktadır (veriler genel olarak şikayetler üzerinden toplanmıştır) ya da siber zorbalık yapmaktadır. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan bir araştırma, Türkiye’deki öğrencilerin %11,64’ünün siber zorbalığa maruz kaldığını ve %10,13’ünün ise siber zorbalık yaptığını belirtmektedir. Yine aynı araştırmada, öğrencilerin %57’sinin internette çeşitli insanlar için “şikayet et” butonunu kullandığı bildirilmektedir. Siber zorbalığa uğrayan ve uğratılanlar bazı gruplara ayrılmıştır.

Bu gruplar:

Zorbalar: Zorbalığı başlatan ve aktif olarak sürdürenler.
Mağdurlar (kurbanlar): Zorbalığa maruz kalan kişiler.
Katılımcılar: Zorbalığı başlatmasa da aktif olarak katılanlar.
Pasif Destekçiler: Zorbalığı aktif olarak yapmasa da zorbaları destekleyenler.
Seyirciler: Olan biteni izleyen ve etliye sütlüye karışmayıp zorbalığa maruz kalana yardım etmeyenler.
Potansiyel Destekçiler: Zorbalığı onaylamayan ve kurbana destek olmaları gerektiğini bilse de destek olmayanlar.
Mağduru destekleyenler: Zorbalığı onaylamayan ve kurbana destek verenler.

Bu Virüsü Nasıl Durdurabiliriz?

“Siber zorbalığı nasıl engelleriz?” denildiğinde akla ilk gelen, sınırlandırma ve cezalardır lakin istatiksel veriler yine bu cezaların işe yaramadığını bize gösteriyor. Sebebi ise insanların “yenilen pehlivan güreşe doymaz” deyimindeki pehlivan gibi sürekli sınırları aşmak istemesinden kaynaklanmaktadır. Türkiye’de sosyal medya düzenlemelerinin olacağı dönemde insanların kıyametleri koparması da bunun en büyük örneklerinden bir tanesidir. Cezalar ve sınırlamalar yerine insanlara farkındalık kazandıracak çalışmalar yapılmalı, eğitimler verilmeli ve cezalandırma yerine denetlemeler getirilmelidir. Ayrıca cezalandırma en son seçenek olmalıdır. Misal olarak sosyal medya veya internet kullanımının yaygın olmadığı zamanlarda bilişim yazarlığı gibi derslerin verilip lazım olduğu vakitlerde dersin yasaklanması söylenebilir.

Siber Zorbalığın Etkileri

Siber zorbalığın etkileri gün geçtikçe şiddetini artırmaktadır. İntihara kadar giden olaylar, internet üzerinden kavga edip birbirini gerçek hayatta öldürenler gibi birçok vaka gözlenmektedir. İnsanların birbiriyle yalnızca internet üzerinden tanışması da siber zorbalığa ortam hazırlayan etmenlerdendir. İnternette çevrim içi oyunlar ve sosyal medya üzerinden tanımadığımız birçok kişi ile tanışıp sohbet ediyoruz. Bir sohbet, kavga durumuna geldiğinde ise normalden daha rahat oluyor ve klavyemize geleni karşımızdakinin durumunu umursamadan yazıyoruz. Bazı bireyler, kırılgan yapıda olduklarından ötürü söylenenleri yediremiyor ya da kendi kafalarında olayı büyütüyor ayrıca dertlerini bir başkasına da açamıyor ve kendi içerisinde psikolojik sorunlar yaşıyor. Yapılan araştırmalar neticesinde bireylerin yaptıkları zorbaca eylemler ilk başta şaka ve eğlence olarak algılanmaktadır. Ayrıca yine yapılan araştırmalar, zorba ve mağdurların yaptıkları ya da maruz kaldıkları davranışların sonuçlarını hesap edemediklerini göstermektedir. İnternette dolaşıma giren bir içerik hızlıca geniş bir kitleye yayılmaktadır. Bu durum hem zorbalığın hem de mağduriyetin artmasına ve bu sürece katılan herkesin ciddi zararlar görmesine neden oluyor.

Samsun’da yaşayan bir gencin ifadesi:

“Bizim arkadaşın geçen sene Facebook hesabını çalmışlardı ve ondan habersiz Facebook’tan bütün kızlara çıkma teklifi edilmişti. O yüzden, okulunu değiştirip başka bir bölgeye gitmek zorunda kalmıştı. Ayrıca çok üzülmüş hatta ağlamıştı.”

Van’da yaşayan bir genç kızın ifadesi:

“Tanımadığım biri internette terbiyesizce şeyler yazmaya başladı. ‘Şunu şöyle yapmazsan şöyle olur’ diye beni tehdit etti. ‘Bulacağım seni’ dedi. Ben de o gün evden çıkmak istemedim. Ablama meseleyi anlattım. Ablam anneme söyledi, annem de babama… Çok kötü olmuştum o süreçte ve uykularım kaçmıştı. Araya aileler girince problem çözülmüştü.”

İstanbul’da yaşayan bir gencin ifadesi:

“Arkadaşımın Facebook hesabı çalınmıştı ve okulda bunu bir hacker örgütü tarafından yapıldığına dair söylentiler çıkmıştı. Ben de arkadaşıma yardımcı olmak için hesabı çalanlarla iletişime geçtiğimde tehditlerden korkmaya başladım. Arkadaşımın kötü işlere bulaştığını ve arkadaşım gibi beni de takibe aldıklarını söylemişlerdi. Ben de bu durumdan çok etkilenmiş okula gitmeye bile korkar olmuş hatta evimin izlendiğini düşünmüştüm. Daha sonra bu olayın okuldaki arkadaşlar tarafından bir “şaka” olduğunu fark ettik lakin o dönem yaşadığım psikolojik çöküntü beni çok etkilemişti.”

KORKMA

Eğer etrafınızda birisi böyle bir duruma maruz kalırsa ona “KORKMA” diye karşılık verin.

Karşılık verme: Sakin olun ve zorbalık yapana karşılık vermeyin.
Onaylama: Yabancıların arkadaşlık isteklerini onaylamayın.
Reddet: Siber zorbalık yapan kişiyi şikayet ya da ihbar edin.
Kaydet: Zorbalığa dair kanıtları kaydedin ve saklayın.
Misilleme yapma: Zorbalığa misilleme ile cevap vermeyin.
Anlat: Güvendiğiniz ve size yardımcı olabilecek bir kişiye olayı anlatın.

Günümüzde hızla yayılmakta olan bu siber virüse karşı savaşmanın en basit yolu birlik olmak ve dersler çıkarmaktır. Maskenizi takın, eldivenlerinizi giyin ve bu virüs ile savaşın. Aksi takdirde virüs yayıldıkça bu zorbalık, bir siber teröre dönüşür ve internette istikrarsızlık artar. Ayrıca internetin bilinçsizce kullanımı dünyanın sosyolojik ve insanların da psikolojik durumunu olumsuz etkiler. Bu da düzenin bozulmasına sebebiyet verir.

Kısacası siber zorba olmayın ve eğer siber zorbaysanız farkına varın. Etrafınızda siber zorbalığa meydan vermeyin ve seyirci kalmayın. Eğer mağdursanız susmayın!

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
9.6033
9.5860
EUR
EUR
11.1767
11.1566
GBP
GBP
13.2678
13.1990
CHF
CHF
10.4962
10.4293
SAR
SAR
2.5603
2.5557
JPY
JPY
8.4523
8.3967
RUB
RUB
0.1368
0.1350
CNY
CNY
1.5111
1.4916

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency