Skip to content

“THE DREAMERS” BİZE NE ANLATMAK İSTİYOR?

dreamers-film-elestiri

Film, Isabella ve Theo kardeşlerin Matthew adlı Amerikalı bir öğrenci ile arkadaşlık ilişkilerinin başlangıcından itibaren gözler önüne serilen evrimi bizlere sunuyor.

Matthew, Amerika’dan Fransa’ya gelen bir öğrencidir. Isabella ve Theo bir ikilidir. İkili ve Matthew, Fransa’daki bir film gösteriminin çıkışında tanışır ve arkadaş olurlar. Bu arkadaşlık ilişkisinin kurulmasının ardından ailelerinin bir müddet şehir dışında olmasını fırsat bilip yeni dostları Matthew’i evlerine davet ederler. Matthew, kardeşlerin evinde kaldığı gece ikizleri anadan üryan bir vaziyette aynı yatakta yatarken görüyor ve şaşkına dönüyor. Bu görüntü aklımıza ilk başta ensest ilişki ihtimalini getirse de film bize kardeşlerin arasındaki derin ilişkiyi diyaloglarla anlattıktan sonra bizler izleyici olarak “Vay be!” deyip ikna oluyoruz. Film bize aynı karından doğan, aynı gen haritasına sahip olan, doğalında zaten aynı anda çırılçıplak doğan bu ikizler için sosyal normların önemsiz olduğunu anlatıyor.

dreamers-film-kuvette

Bize bu noktada sorunun kendilerini birbirinin eksik yanı olarak gören ikizlerin çıplaklığının cinsellikle bir olduğunu mu yoksa zaten çıplak geldiğimiz bu dünyada çıplaklığı cinselleştirip, sözde ahlaksız olarak değerlendiren ideoloji ve görüşlerde mi olduğunu sorgulatıyor.
Filmin 20.dakikalarına geldiğimizde Ishabella ve Matthew bir birlikteliğe girerler, cinsel birleşimleri sırasında Theo’da bu aktivitenin bir parçası olma peşindedir. Her ne kadar Matthew için saçma bir durum olsa da işler sıcaklaşıyor ve üç kişilik bu ilişki başlamış oluyor.

Şimdi sizlere dışarıdan görünen durumu anlatacağım; Isabella huzuru, dinginliği ve tamamlanmışlık hissini Theo da yani kardeşinde bulmaktadır. Yine Isabella o sadece iki kişinin hissedebildiği cinsel çekim ve arzusunu da Matthew’e duyuyordur. Matthew ise ona aşıktır ve bilinir ki aşk vazgeçilmezdir. Ancak şöyle bir sorun vardır ki Matthew sevgilisi Isabella’nın aksine huzur, dinginlik gibi aşkın bir parçası olan hisleri de aşkına karşı hissediyordur.

İşlerin karıştığı noktada Theo sahneye çıkar. Onun hayattaki vazgeçilmezi kız kardeşi Isabella’dır ve Isabella için de vazgeçilmez olan kişi kardeşidir…

Aşkı doğru yaşamak için iki aşığın da birbirini aynı ölçüde sevmesi, birbirinden aynı ölçüde vazgeçememesi ve birbirlerinden aynı ölçüde nefret etmesi lazım. Üçüncü bir kişinin dahil olduğu bir aşk, doğru bir aşk değildir.
Şimdi sizlere teorimi sunuyorum; ya film bizlere bir kadının bir erkeği hem kardeşi kadar sevgi dolu, huzur verici, sığınılacak bir liman hem de sevgilisi gibi arzulu, keyif verici ve benzeri şeyler olarak görmesini farklı bir bakış açısı ile gösteriyorsa?
Bu durumda Isabella kardeş huzurunu bulmak istediğinde sevgilisini kardeşi gibi görür ve ondan kardeş ilgisini bekler ama karşısında onun ne istediğini anlayamayan sevgilisi hiçbir zaman onu tatmin edemez. Aylar, yıllar süren çatışmalar, tatminsizlikler ve huzursuzlukların ardından kızımız bir tercih yapacak ve filmde de izlediğimiz gibi vazgeçilmezi olan kardeşini seçecektir.

dreamers-pencereden-goruntu

Eğer bu gerçek bir hikaye olsaydı ne olacaktı? Bir kız bir erkeği hem kardeşi hem sevgilisi gibi görseydi ne olacaktı? Sizlere cevabını vereyim; mutlak ayrılık.

Share on whatsapp
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on email

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.