Skip to content
dunya-kadinlari-birlesin-feminizm-feminist-sosyal-cene

Uluslararası İlişkilerde Feminizm Kavramı ve Kadının Rolü

İnsan türünün oluşumu hakkında sayısız fikir bulunmaktadır. Âdem ve Havva’dan, maymunlardan, primatlardan zuhur ettiğimizi savunan birtakım kuramlar ve teoriler mevcuttur. Her zaman tartışmalara sahne olan bu konu, içerisinde kadın ve erkeğin oluşumu, gelişimi ve toplum içerisinde belirli bir statüye sahip olması mevzularını da içermektedir. Büyük çoğunlukla “ataerkil” bir bakış açısıyla gelişen insanoğlu, kadınlara belirli büyük normlar yüklemiş ve kendilerini ya ikinci plana ya da saf dışına itmeye çalışmıştır. Cinsiyet eşitsizliği, toplumsal birçok soruna yol açmıştır. İşte bu bahsettiğimiz çarpık düzene karşı çıkan gruba “feminist”, ideolojiye de “feminizm” denir.

Ev, Erkeğin Egemenlik Alanı Değildir

jean-bethke-elshtain-sosyal-cene

Feminizm, başta kadın erkek arasındaki eşitsizliğe, toplumun insanlığa yüklediği toplumsal cinsiyet kimliğine ve toplumsal cinsiyette kadının aşağı görülmesine karşı çıkarak iki cinsiyet arasında sağlanacak eşitliğin var olan bu düzensizliği yok edeceğine inanmıştır. Amerikalı feminist düşünür Jean Bethke Elshtain; evi, erkek egemenliğinin başkalarına hüküm sürdüğü bir yer olarak değil yurttaşlık bilincimizin yaşandığı, yeşerdiği bir yer olarak görmektedir. Aslında bu bağlamda yenilikçi kadın ve erkek eşitliği anlayışı ile beraber yozlaşmış eşitlik ilkesinin de tarihe karışacağı savunulmaktadır.

Kadını Hor Görmek Toplumun Çöküşüdür

Realizmin altı ilkesini yazan Morgenthau’nun ilkelerine de değinen bir başka feminist Tickner ise özellik kavramının erkekle özdeş olduğunu ve kadının siyasetin, uluslararası ilişkiler alanının dışında olduğunu söyler. Ona ve diğer feminist düşünürlere göre kadınları birtakım siyasi dinamiklerle ya da direkt toplumsal olarak hor görmek ikinci plana atmak toplumun çöküşüne eşittir.

“Kadının İşi Yönetici Doğurmaktır”

nizamulmulk-siyasetname-feminizm-kadin-selcuklu-sosyal-cene

Tarih boyunca kadınlar psikolojik olarak ve bedenen erkeklerden daha zarif ve naif göründükleri için bir “doğum aracı” olarak görülmüştür. Meşhur Selçuklu Veziri Nizamülmülk’ün kaleme aldığı “Siyasetname” eserinde de o dönem Selçuklu Sultanının eşi olan Terken Hatun hakkında, “Kadınla devlet yönetilmez. Onun işi devlet yönetecek çocuk doğurmaktır” gibi ifadelere yer verilmiştir.

Uluslararası ilişkiler disiplininde “feminizm” kavramı üç aşama ile kendine yer edinmiştir;

• Feminist Ampirizm
• Feminist Duruş
• Postmodern Feminizm

Bu üç aşamanın sonucunda feminizmin siyaset biliminin ve felsefenin ardından uluslararası ilişkiler alanına da yayıldığı savunulmuştur. Her normatif olgu gibi feminizm de çağın şartlarından ve diğer fikir akımlarından etkilenmiştir. Bu doğrultuda erken modern dönem, modern dönem ve postmodern dönemde farklı özelliklerde feminizmi savunan düşünürler karşımıza çıkmıştır.

Feministler, kendilerinin de bir parçası oldukları ana akım realizmden; iç siyasette düzen, uluslararası siyasette anarşi mottosuyla ayrılmaktadır. Cinsiyetçilikten, ırkçılıktan ve bunlarla uzaktan yakından bağlantısı olan diğer akım ve teorilerden, devletlerin iç politikalarından ayrı bir devlet dış politikası olamayacağına değinmişlerdir.

Kadının Siyasetteki Yerine Dair Büyük Değişim

Realizm ve Marksizm gibi büyük teorilerin dayandığı erkek modelini reddettiği için aslında feminizmi büyük bir akım olarak görmenin gerek olduğunu savunmak bizler için en makul seçenektir. Zaten genel olarak politik ve ekonomik erkek hegemonyasına karşı olması, kadınların etkilerinin yok sayılmasına karşı çıkılıp büyük organizasyonların kurulması belli başlı bir meziyettir. Dahası hukuk, ekonomi, politika alanlarında feministlerin yaptıkları büyük atılımlar kendilerine meyvelerini vermiş ve feminizmi daha da geniş bir çerçeve içerisinde incelemeye davetiye çıkarmıştır. Fakat bu genişleme ters tepmiş ve insanlar tarafından “yeni- model feminizm” bir abartı kaynağı olarak akıllara kazınmıştır.

Velhasılıkelam, feminizm tarih boyunca ezilen, ikinci plana atılan, etkilerinden bahsedilmeyen, cinsiyetçi otoriteler tarafından hor görülen ve sadece “doğum makinesi” olarak görülen kadınların gerçekten çok gür bir şekilde çıkan sesi olmuştur. Kendilerinin hukuk, ekonomi ve politika gibi mecralarda yaptıkları büyük atılımlar, kadınlara büyük hakların verilmesi ile kalmayıp kendi ideolojisini büyümesine gelişmesine ve bazı durumlarda ters tepmesine yol açmıştır.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
Email

6 yorum

  1. Fenimizm nedir? Sorusuna cevap nitelikli olmasıyla beraber içeriğinden ve temsilcilerinden bahsedilmiş bir yazı.. tebrik ederim.

  2. Çok güzel çok başarılı bir makale olmuş. Bilgilendirici, objektif bir yazıydı keyifle okudum. Devamını heyecanla bekliyorumm🤗

  3. Çok başarılı bir çalışma, devamının gelmesi dileğiyle…

  4. Feminizmin kökenleri objektif bir şekilde araştırılmış, başarılı

  5. Çok bilgilendirici bir makale olmuş. Elinize sağlık Ömer Bey.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DÖVİZ KURLARI

Satış
Alış
USD
USD
9.2159
9.1993
EUR
EUR
10.6978
10.6785
GBP
GBP
12.6729
12.6071
CHF
CHF
10.0033
9.9394
SAR
SAR
2.4571
2.4526
JPY
JPY
8.0861
8.0330
RUB
RUB
0.1301
0.1284
CNY
CNY
1.4410
1.4224

KÜLTÜR SANAT

© Sosyal Çene 2021 | Melon Adworks Creative Agency